- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Asimistik (Aseismic): Sismik olmayan,
depremle ilgisiz. Büyük Deprem (Great Earhquake): Richter ölçeğinde 8 ve
üstünde büyüklüğü olan deprem. Büyüklük (Magnitude): Bir depremin
kuvvetinin ya da ortaya çıkardığı gerilim enerjisinin sismografik gözlemlere
dayanılarak ölçümü. 1935'te Charles Richter tarafından geliştirilen logaritmik
bir ölçeği temel alır. Cisim Dalgası (Body Wave): Dünya'nın içme
özelliğine sahip olan sismik dalga. P ve S dalgaları cisim dalgalarıdır.
Çekirdek (Core): Dünya'nın en içteki katmanı, iç çekirdek katıdır ve
1300 kilometrelik bir yarı çapa sahiptir. Dünya'nın yarı çapı 6 bin 371
kilometredir. Dış çekirdek sıvıdır ve yaklaşık olarak 2 bin 300 kilometre
kalınlığındadır. S dalgaları dış çekirdekten geçmez. Deniz Dalgaları
(Tsunami): Okyanus tabanında meydana gelen büyük çaplı hareketlenme sonucu
ortaya çıkan dev deniz dalgaları. Deprem (Earthquake): Yer'in, yüzeyin
altındaki kayaların ani hareketi sonucunda silkinmesi. Deprem Fırtınası
(Earthquake Swarm): Sınırlı bir alanda ve sürede gerçekleşen, ana şoktan ayrı,
bir dizi küçük deprem. Elastik Dalga (Elastic Wave): Bir tür elastik
deformasyon (etki eden güçler, ortadan kalktığında yok olan bir şekil
değişikliği) sonucu ilerleyen dalga. Sismik dalgalar buna örnektir.
Episantır-Merkezüstü (Epicenter): Yerkabuğu içinde bulunan odak
noktasının, Yeryüzü'ndeki iz düşümü. Episantır Uzaklığı: Yeryüzü'ndeki
bir noktadan episantıra olan uzaklık. Fay 'Kırık' (Fault): Yerkabuğu ve
üst mantoda, kaya tabakalarının, koptuğu ve kaynadığı yerdeki zayıf nokta. Başka
bir deyişle, Yerkabuğu'ndaki deformasyon enerjisinin artması sonucu, kayaç
kütlelelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kaymasıyla ortaya çıkan
kırık faylar, depremler sonucunda ortaya çıkar. Depremlerde, daha önceden
varolan faylar boyunca ortaya çıkar. Faz (Phase): Farklı bir tür sismik
dalganın gelişini belirleyen ve sismogramda görülen bir hareket ya da osilasyon.
İlk Varış (First Arrival): Bir kaynaktan gelen sismik dalgaya atfedilen
ilk kayıtlı sinyal. İzoseist (İsoseimal): Yeryüzü'nde deprem şiddetinin
aynı olduğu noktaları birbirine bağlayan eğri. Kırılma (Refract):
Bükülme ya da yön değiştirme. Kıtasal Kayma (Continental Drift): İlk kez
Alfred Wegener tarafından öne sürülen ve Dünya kıtalarının başta tek bir parça
olduğunu söyleyen kuram. Kara parçaları, buradan koparak, uzaklaştı ve kıtaları
oluşturdu. Büyük Deprem (Major Earthquake): Richter ölçeğinde büyüklüğü
7 ile 7.99 arasında olan deprem. Merkezi Varış Açısı (Central Angle):
Merkez üssü, yerin merkezi ve kayıt istasyonu arasındaki açı. Mikro
Deprem (Microearthquake): Richter ölçeğinde büyüklüğü 2 ya da daha düşük olan
deprem. Odak (Focus, Hypocenter): Depremin Yerkabuğu içinde başladığı ve
enerjinin açığa çıktığı nokta. Odak (Focus): Bir depremin ilk
hareketinin ve elastik dalgalarının kaynağı olan yerin içindeki nokta.
Odak uzaklığı: Yeryüzü'ndeki bir noktadan, odağa olan uzaklık.
Öncü Deprem (Foreshock): Daha büyük bir depremden ya da ana şoktan
birkaç saniye ya da birkaç hafta önce gelen ve büyük depremin kırılma alanının
içinde ya da yakınında ortaya çıkan küçük titreme. Periyod (Period): İki
dalga tepesi arasındaki zaman. Richter Ölçeği (Richter Scale): Bir
depremin kuvvetini ölçmeye yarayan sistem. 1935'te Charles Richter tarafından
geliştirilmiştir. Matematiksel formüllerden oluşur, fiziksel bir araç değildir.
Sismik (Seismic): Depremle ilgili olan. Sismik Deniz Dalgası
(Seismic Sea Wave): Denizaltı depremi sonucu ortaya çıkan tsunami.
Sismik Kaynak (Seismic Source): Deprem tehlikesi yaratabilecek bölgeler.
Bu bölgeler, uygulamada nokta, çizgi ve alan biçiminde dönüştürülmüşlerdir.
Sismik Sabit (Seismic Contstrant): Deprem riskleriyle ilgili yapı
kodlarında, bir binanın dayanması gereken hızlanma değeri. Sismik Zon
(Seismic Zone): Depremlerin olduğunun bilindiği bölge. Sismograf
(seismograph): Yer'in hareketlerini, özellikle de depremleri kaydeden cihaz.
Sismogram (Seismogram): Depremin bir sismograf tarafından kaydedilen,
yazılı kaydı. Sismolog (Seismologist): Deprem bilimci.
Sismometri (Seismometry): Depremle ilgili ölçümleri konu alan dal.
Şiddet (Intensity): Herhangi bir derinlikte olan bir depremin,
Yeryüzü'nde hissedildiği bir noktadaki gücünün ölçüsü. Deprem şiddetini
belirlemek için yapılan ve depremin insan, eşya, yapı ve yere yaptığı etkilerin
derecesine dayanan ölçek. Şiddet (Intensity). Belirli bir yerdeki
depremin insanlar, yapılar ve toprak üzerindeki etkisinin ölçüsü. Şiddet
yalnızca depremin büyüklüğüne değil merkez üssünden uzaklığına ve o yerin
yapısına bağlıdır. Teknonik (Tectonic): Yerkabuğu'nun biçim değiştirmesi
sonucunda ortaya çıkan yapıya ilişkin. (Yapı:Kayaç kütlelerinin kıvrılma,
kırılma gibi biçim değiştirme olayları sonucu birbirleriyle ilgili durumları)
Tekrarlama Aralığı (Recurrence Interval): Sismik olarak aktif bir
bölgede depremler arasındaki ortama süre. Yansıma (Reflect): Bir %n
sekme. Yırtılma Zonu (Repture Zone): Bir deprem sırasında faylanmanın
meydana geldiği Yeryüzü alanı. Toplu iğne başından, yüzlerce kilometrelik bir
alana kadar değişebilir. Zemin İvmesi (Ground Acceleration): Zemin
üzerindeki bir birim kütlenin üzerine deprem nedeniyle gelen kuvvetin ölçüsü
olan zemin hareket parametresi. Deprem sırasında yapıyı etkileyen yanal yükler,
zemin ivmesinin sonucu olarak ortaya çıktığından, yapı mühendisliğinde en yaygın
kullanılan parametre, en büyük zemin ivmesidir.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaİçimizdeki Çocuk-(Doğan Cüceloğlu)Sorun Çözme Teknikleri (Doğan Şahiner )Dişleriyle Doğan BebekSiyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre Sorunları
depremle ilgisiz. Büyük Deprem (Great Earhquake): Richter ölçeğinde 8 ve
üstünde büyüklüğü olan deprem. Büyüklük (Magnitude): Bir depremin
kuvvetinin ya da ortaya çıkardığı gerilim enerjisinin sismografik gözlemlere
dayanılarak ölçümü. 1935'te Charles Richter tarafından geliştirilen logaritmik
bir ölçeği temel alır. Cisim Dalgası (Body Wave): Dünya'nın içme
özelliğine sahip olan sismik dalga. P ve S dalgaları cisim dalgalarıdır.
Çekirdek (Core): Dünya'nın en içteki katmanı, iç çekirdek katıdır ve
1300 kilometrelik bir yarı çapa sahiptir. Dünya'nın yarı çapı 6 bin 371
kilometredir. Dış çekirdek sıvıdır ve yaklaşık olarak 2 bin 300 kilometre
kalınlığındadır. S dalgaları dış çekirdekten geçmez. Deniz Dalgaları
(Tsunami): Okyanus tabanında meydana gelen büyük çaplı hareketlenme sonucu
ortaya çıkan dev deniz dalgaları. Deprem (Earthquake): Yer'in, yüzeyin
altındaki kayaların ani hareketi sonucunda silkinmesi. Deprem Fırtınası
(Earthquake Swarm): Sınırlı bir alanda ve sürede gerçekleşen, ana şoktan ayrı,
bir dizi küçük deprem. Elastik Dalga (Elastic Wave): Bir tür elastik
deformasyon (etki eden güçler, ortadan kalktığında yok olan bir şekil
değişikliği) sonucu ilerleyen dalga. Sismik dalgalar buna örnektir.
Episantır-Merkezüstü (Epicenter): Yerkabuğu içinde bulunan odak
noktasının, Yeryüzü'ndeki iz düşümü. Episantır Uzaklığı: Yeryüzü'ndeki
bir noktadan episantıra olan uzaklık. Fay 'Kırık' (Fault): Yerkabuğu ve
üst mantoda, kaya tabakalarının, koptuğu ve kaynadığı yerdeki zayıf nokta. Başka
bir deyişle, Yerkabuğu'ndaki deformasyon enerjisinin artması sonucu, kayaç
kütlelelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kaymasıyla ortaya çıkan
kırık faylar, depremler sonucunda ortaya çıkar. Depremlerde, daha önceden
varolan faylar boyunca ortaya çıkar. Faz (Phase): Farklı bir tür sismik
dalganın gelişini belirleyen ve sismogramda görülen bir hareket ya da osilasyon.
İlk Varış (First Arrival): Bir kaynaktan gelen sismik dalgaya atfedilen
ilk kayıtlı sinyal. İzoseist (İsoseimal): Yeryüzü'nde deprem şiddetinin
aynı olduğu noktaları birbirine bağlayan eğri. Kırılma (Refract):
Bükülme ya da yön değiştirme. Kıtasal Kayma (Continental Drift): İlk kez
Alfred Wegener tarafından öne sürülen ve Dünya kıtalarının başta tek bir parça
olduğunu söyleyen kuram. Kara parçaları, buradan koparak, uzaklaştı ve kıtaları
oluşturdu. Büyük Deprem (Major Earthquake): Richter ölçeğinde büyüklüğü
7 ile 7.99 arasında olan deprem. Merkezi Varış Açısı (Central Angle):
Merkez üssü, yerin merkezi ve kayıt istasyonu arasındaki açı. Mikro
Deprem (Microearthquake): Richter ölçeğinde büyüklüğü 2 ya da daha düşük olan
deprem. Odak (Focus, Hypocenter): Depremin Yerkabuğu içinde başladığı ve
enerjinin açığa çıktığı nokta. Odak (Focus): Bir depremin ilk
hareketinin ve elastik dalgalarının kaynağı olan yerin içindeki nokta.
Odak uzaklığı: Yeryüzü'ndeki bir noktadan, odağa olan uzaklık.
Öncü Deprem (Foreshock): Daha büyük bir depremden ya da ana şoktan
birkaç saniye ya da birkaç hafta önce gelen ve büyük depremin kırılma alanının
içinde ya da yakınında ortaya çıkan küçük titreme. Periyod (Period): İki
dalga tepesi arasındaki zaman. Richter Ölçeği (Richter Scale): Bir
depremin kuvvetini ölçmeye yarayan sistem. 1935'te Charles Richter tarafından
geliştirilmiştir. Matematiksel formüllerden oluşur, fiziksel bir araç değildir.
Sismik (Seismic): Depremle ilgili olan. Sismik Deniz Dalgası
(Seismic Sea Wave): Denizaltı depremi sonucu ortaya çıkan tsunami.
Sismik Kaynak (Seismic Source): Deprem tehlikesi yaratabilecek bölgeler.
Bu bölgeler, uygulamada nokta, çizgi ve alan biçiminde dönüştürülmüşlerdir.
Sismik Sabit (Seismic Contstrant): Deprem riskleriyle ilgili yapı
kodlarında, bir binanın dayanması gereken hızlanma değeri. Sismik Zon
(Seismic Zone): Depremlerin olduğunun bilindiği bölge. Sismograf
(seismograph): Yer'in hareketlerini, özellikle de depremleri kaydeden cihaz.
Sismogram (Seismogram): Depremin bir sismograf tarafından kaydedilen,
yazılı kaydı. Sismolog (Seismologist): Deprem bilimci.
Sismometri (Seismometry): Depremle ilgili ölçümleri konu alan dal.
Şiddet (Intensity): Herhangi bir derinlikte olan bir depremin,
Yeryüzü'nde hissedildiği bir noktadaki gücünün ölçüsü. Deprem şiddetini
belirlemek için yapılan ve depremin insan, eşya, yapı ve yere yaptığı etkilerin
derecesine dayanan ölçek. Şiddet (Intensity). Belirli bir yerdeki
depremin insanlar, yapılar ve toprak üzerindeki etkisinin ölçüsü. Şiddet
yalnızca depremin büyüklüğüne değil merkez üssünden uzaklığına ve o yerin
yapısına bağlıdır. Teknonik (Tectonic): Yerkabuğu'nun biçim değiştirmesi
sonucunda ortaya çıkan yapıya ilişkin. (Yapı:Kayaç kütlelerinin kıvrılma,
kırılma gibi biçim değiştirme olayları sonucu birbirleriyle ilgili durumları)
Tekrarlama Aralığı (Recurrence Interval): Sismik olarak aktif bir
bölgede depremler arasındaki ortama süre. Yansıma (Reflect): Bir %n
sekme. Yırtılma Zonu (Repture Zone): Bir deprem sırasında faylanmanın
meydana geldiği Yeryüzü alanı. Toplu iğne başından, yüzlerce kilometrelik bir
alana kadar değişebilir. Zemin İvmesi (Ground Acceleration): Zemin
üzerindeki bir birim kütlenin üzerine deprem nedeniyle gelen kuvvetin ölçüsü
olan zemin hareket parametresi. Deprem sırasında yapıyı etkileyen yanal yükler,
zemin ivmesinin sonucu olarak ortaya çıktığından, yapı mühendisliğinde en yaygın
kullanılan parametre, en büyük zemin ivmesidir.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaİçimizdeki Çocuk-(Doğan Cüceloğlu)Sorun Çözme Teknikleri (Doğan Şahiner )Dişleriyle Doğan BebekSiyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre Sorunları
