- Katılım
- 16 Nisan 2010
- Mesajlar
- 997
- Reaksiyon puanı
- 4
- Puanları
- 0
[FONT=Tahoma, sans-serif]Bayezid-i Bestamî hazretleri, büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Ne yapıyorsun? [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Hizmetçi: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Hastalığını söyle. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum... [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum... [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir. [/FONT]
[/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Ne yapıyorsun? [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Hizmetçi: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Hastalığını söyle. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum... [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum... [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri: [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]-Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı. [/FONT]
[FONT=Tahoma, sans-serif]Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir. [/FONT]
[/FONT]
