- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Çocukta iletişim engelleri[/b]
Gaziantep Rehberlik ve Araştırma Merkezi (GARAM) Müdür Yardımcısı Özgül Kılıç, anne ve babaların genellikle çocuklarını dinlediklerini düşünmelerine karşın, farkında olmadan aşırı müdahaleci davranıp dinler gibi gözüktüklerinin ortaya çıktığını
söyledi. Kılıç, çocukları konuşurken sürekli ikaz, hatırlatma, önerilerde bulunma, fikir yürütme, yargılama gibi müdahalelerde bulunan ailelerin, çocuklarını dinlemiş olamayacaklarına dikkati çekti. Aşırı müdahaleci ailelerin çocukları ile
arasında iletişim engeli sorununun ortaya çıktığını ifade eden Kılıç, 12 başlık altında topladığı bu engeller ve zararları hakkında şu bilgileri verdi: Emretme, yönetme: Korku ya da aktif direnç yaratabilir, söylenenlerin tersini denemeye
davet edebilir, isyankar davranışa ya da misillemeye yol açabilir. Uyarma, tehdit etme: Korku, boyun eğme yaratabilir, söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini denemeye yol açabilir, gücenme, kızgınlık ve isyankarlığa neden
olabilir. Ahlak dersi verme: Zorunluluk ya da suçluluk duygusu yaratır, çocuğun durumunu daha şiddetle savunmasına yol açabilir. Öğüt ve fikir verme: Çocuğun kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu ima eder, sorununu bütünüyle
düşünüp, değişik çözümler getirip denemesine engel olur, bağımlılık ya da direnme yaratabilir. Mantık yoluyla inandırma, tartışma: Savunucu tutumları ve karşı koymayı kışkırtır, çoğunlukla çocuğun aileyle iletişimi kesmesine yol açar, çocuğun
kendini beceriksiz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir. Yargılama, eleştirme, suçlama: Yetersizlik, aptallık, yanlış değerlendirme anlamı taşır, çocuğun azarlanma korkusu ile iletişimi kesmesine neden olabilir. Övme, teşhis koyma:
Ailenin beklentilerinin çok yüksek olduğunu ima eder, istenilen davranışı yaptırabilmek için, söylenen içtenlikten yoksun bir manevra gibi algılanabilir, çocukta kaygı yaratabilir. Ad takma, gülünç duruma düşürme: Çocuğun kendisini değersiz
hissetmesine, sevilmediği kanısına varmasına yol açabilir, çocuğun algılamasında olumsuz etkiler yaratabilir. Tahlil etme, teşhis koyma: Tehdit edici, tedirgin edici olabilir ve başarısızlık duygusu uyandırabilir, çocuk kendisini korumasız
hissedebilir, çocuk yanlış anlaşılma endişesi ile iletişimi kesebilir. Güven verme, teselli etme: Çocuğun kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir, kızgınlık duyguları uyandırabilir. İncelemek, araştırmak: Çocuklar kaçamağa,
yalan söylemeye yönelebilirler, çocuk korku ve endişeye kapılabilir, çocuk kendi sorununu gözden kaçırabilir. Konu değiştirme, işi alaya alma, şaka yapma: Yaşamın güçlükleri ile savaşmak yerine onlardan kaçınmak gerekli imajı ima edilebilir,
çocuğa sorunların önemsiz, saçma sapan ve geçersiz olduğu anlamı verebilir, çocuk bir güçlükle karşılaştığında açık davranmaktan çekinebilir. "Zihinsel Gelişimi Olumsuz Etkiler"
İletişim engellerinin çocuğun zihinsel
gelişimini olumsuz yönde etkileyeceğini vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı: "Aileler, kendini anlatmaya çalışan çocuklarına bu fırsatı mutlaka vermek, bunu yaparken, bilinçli hareket etmek, çocukları ile sağlıklı iletişim kurmak ve onları en
iyi şekilde anlamaya çalışmak zorundadırlar. Öncelikle, çocukların kendilerini ifade etmelerine fırsat verilmeli, daha sonra da kendilerinin yapmaları gereken görevleri hatırlamaları gerekir"
Gaziantep Rehberlik ve Araştırma Merkezi (GARAM) Müdür Yardımcısı Özgül Kılıç, anne ve babaların genellikle çocuklarını dinlediklerini düşünmelerine karşın, farkında olmadan aşırı müdahaleci davranıp dinler gibi gözüktüklerinin ortaya çıktığını
söyledi. Kılıç, çocukları konuşurken sürekli ikaz, hatırlatma, önerilerde bulunma, fikir yürütme, yargılama gibi müdahalelerde bulunan ailelerin, çocuklarını dinlemiş olamayacaklarına dikkati çekti. Aşırı müdahaleci ailelerin çocukları ile
arasında iletişim engeli sorununun ortaya çıktığını ifade eden Kılıç, 12 başlık altında topladığı bu engeller ve zararları hakkında şu bilgileri verdi: Emretme, yönetme: Korku ya da aktif direnç yaratabilir, söylenenlerin tersini denemeye
davet edebilir, isyankar davranışa ya da misillemeye yol açabilir. Uyarma, tehdit etme: Korku, boyun eğme yaratabilir, söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini denemeye yol açabilir, gücenme, kızgınlık ve isyankarlığa neden
olabilir. Ahlak dersi verme: Zorunluluk ya da suçluluk duygusu yaratır, çocuğun durumunu daha şiddetle savunmasına yol açabilir. Öğüt ve fikir verme: Çocuğun kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu ima eder, sorununu bütünüyle
düşünüp, değişik çözümler getirip denemesine engel olur, bağımlılık ya da direnme yaratabilir. Mantık yoluyla inandırma, tartışma: Savunucu tutumları ve karşı koymayı kışkırtır, çoğunlukla çocuğun aileyle iletişimi kesmesine yol açar, çocuğun
kendini beceriksiz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir. Yargılama, eleştirme, suçlama: Yetersizlik, aptallık, yanlış değerlendirme anlamı taşır, çocuğun azarlanma korkusu ile iletişimi kesmesine neden olabilir. Övme, teşhis koyma:
Ailenin beklentilerinin çok yüksek olduğunu ima eder, istenilen davranışı yaptırabilmek için, söylenen içtenlikten yoksun bir manevra gibi algılanabilir, çocukta kaygı yaratabilir. Ad takma, gülünç duruma düşürme: Çocuğun kendisini değersiz
hissetmesine, sevilmediği kanısına varmasına yol açabilir, çocuğun algılamasında olumsuz etkiler yaratabilir. Tahlil etme, teşhis koyma: Tehdit edici, tedirgin edici olabilir ve başarısızlık duygusu uyandırabilir, çocuk kendisini korumasız
hissedebilir, çocuk yanlış anlaşılma endişesi ile iletişimi kesebilir. Güven verme, teselli etme: Çocuğun kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir, kızgınlık duyguları uyandırabilir. İncelemek, araştırmak: Çocuklar kaçamağa,
yalan söylemeye yönelebilirler, çocuk korku ve endişeye kapılabilir, çocuk kendi sorununu gözden kaçırabilir. Konu değiştirme, işi alaya alma, şaka yapma: Yaşamın güçlükleri ile savaşmak yerine onlardan kaçınmak gerekli imajı ima edilebilir,
çocuğa sorunların önemsiz, saçma sapan ve geçersiz olduğu anlamı verebilir, çocuk bir güçlükle karşılaştığında açık davranmaktan çekinebilir. "Zihinsel Gelişimi Olumsuz Etkiler"
İletişim engellerinin çocuğun zihinsel
gelişimini olumsuz yönde etkileyeceğini vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı: "Aileler, kendini anlatmaya çalışan çocuklarına bu fırsatı mutlaka vermek, bunu yaparken, bilinçli hareket etmek, çocukları ile sağlıklı iletişim kurmak ve onları en
iyi şekilde anlamaya çalışmak zorundadırlar. Öncelikle, çocukların kendilerini ifade etmelerine fırsat verilmeli, daha sonra da kendilerinin yapmaları gereken görevleri hatırlamaları gerekir"
