- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Çocukluğuna geri dönmek[/b]
Ben öyle kötü bir çocukluk yaşadım ki, şimdi bu yüzdendir başkalarının canına okumam
Nasıl yani diyeceksiniz ?? Evet uzun zamandır son trend bu. Çocukluğunda yaşamış olduğu acıları, kötü veya olumsuz olayları kendini korumak
için kullanmanın bir üst derecesine atlamak;başkalarına iyi davranmama, hak yeme, sevgisizlik ve paylaşmama hakkı.
Biz o kadar parasızdık ki! Bu cümlenin meali şudur; Şimdi satın almaya doyamıyorum. Paylaşmayı sevmiyorum.
Her
şey hepsi benim olsun istiyorum. Hatta ve hatta biriktireyim, çöp ev, çöp dolap haline geleyim ama vermeyeyim.
Başka insanların yokluklarına, ihtiyaçlarına belli bir derecede kendi gönlüm istediğince el uzatayım. Yaniii alkış alacağım, takdir
toplayacağım olaylar olsun. Beni inanılmaz bir yere koysunlar.. Hatta burnumun ucundakileri es geçeyim uzaklaşayım,daha büyük dualar alıp daha uç noktada işler yapayım. Çünkü orada verdiklerim buradakilerden çok daha az olacak, karşılığı ise
Mega ve bendeniz Diva!!
Yakınımdakine verebilirim, hatta onun gelişmesine yardımcı olabilirim. Benim için minnacık olan o nefes onun
ciğerlerini oksijenle doldurur. Hayır yapamam,o kadar büyük bir takdir ve ilahi yere koyma
kısmını o kişiden alamam.
Hem o böyle büyük bir nefes alırsa, ben ondan daha iyi durumda olduğumu ikide bir nasıl onun yüzüne vururum.
Hayattaki tek başarım olarak gördüğüm parayı ve gösterişi sonra nereye koyarım.
Bütün çektiği
sıkıntılara rağmen sırtının dik, bakışlarının net ve yaşam biçiminin hala kendini satmayacak düzeyde olmasını hazmedememenin ağırlığını, paramla nasıl alt ederim.
Evet; Çocukluğuna dönersek hiçbir güzellik olmayan bir sürü insan vardır,
başkalarına yaşamsal eziyet olmayan. Aksine hayatının büyük bir bölümünü vererek, paylaşarak ve severek bunu da incelikle yaparak geçiren.
Ben çocuğuma benim annemin/babamın bana davrandığı gibi davranmayacağımın altında o kadar çok ben
yatar ki, şaşarsınız. Kendi öbür yöne olan açlıkları, bakışları ve istekleri için inanılmaz bir şekilde tencere kapağa oturuverir.
Farklı örnekler yok mu? Tabii ki var
Oğluma baktığımda onun sağlam kişiliğinin büyük etken
olmasına ilaveten, ona bu konuda doğru bir yön verdiğimi görüyor ve seviniyorum. Onun yaşamında babalık bir yana, insanlık dışı bir davranış sergileyen babasının tüm yaptıklarına karşılık, o çocuklarla ilişkilerinde dengeli, insanlarla ilişkilerinde
ölçülü ve veren bir gönül oldu. Yaşadığı ağır yaşamsal olumsuzlukları aşmaya çalışırken, başka çocuklara neşeyle birlikte bilgi, beceri getirdi. Burak abi olmanın sorumluluğunu daha 16 yaşındayken üstlenmiş ve sonuna kadar da hakkını vermişti. Yıllar
geçti, onun şartları daha da ağırlaştı ama vermesi, sevmesi ve çocuklarla ilişkisi gittikçe güzelleşti ve gelişti.
Yine gözümün önünde yaşayan en güzel örneklerden biridir Nesimoşum
Yıllar önce annesini bir terör olayında
üstelik de gözünün önünde vurularak kaybetmesinin ondaki etkisi yıllar içinde başka bir renge dönüşmüş. Aileden ayrı geçen bir kaç yıl ve sonrasında yaşananlar onu sevgi dolu ama abartısız gencecik bir öğretmene, insan ilişkilerinde zerafete ve
yaşamla güzel bir bağ kurmaya götürdü.
Paylaşma ve verme duygusunu almadıklarıyla yer değiştirerek hayatına güzel bir yerden sokabildi.
Daha can alıcı bir örnek ise, hayatıma Umut'un girmesi oldu. Hakkari'li bir ailenin tek çocukları
için verdikleri mücadele, İstanbul'a taşınmalarıyla yeniden başladı. Umut konuşmuyor. Teşhis de konulamıyor. Tamam bu çocuk bu kadardır, başka çocuklar doğuralım ve hayatımıza devam edelim demeyen iki güzel gönül. Okuyan, kendini geliştiren bir anne
ve yaşadığı sert koşullardan, önce tek çocuğuna düzgün bir hayat vermeye çalışan bir baba. Bu insanlar bizim çocukluğumuz böyle geçmedi, o da arada kaynasin büyüsün ne yapalım kader deyip, bir yaşamı kenarı atmadılar. Şimdilerde mücadelemize hep
beraber devam ediyoruz. Umut'un arkasında onun için birçok şey yapan bir ordu seven insan var. Sonuç ne olur bilinmez. Ancak bizim hayatımıza iki değerli insan katıldı. Evin ve Necip ileride birçok insana örnek olacak bir yaşamı seçtiler.
Henüz kendileri de ne olacağını bilmiyorlar ama iyi birşey olacağı kesin. Evren bir gün bir yerde kollarını açar ve sevgiyle sarar.
Sonuç olarak, bu devirde bu kadar bilgiyle çocukluğuna dönmenin doğru olmasını kabul
edebiliyorum.
Ancak bütün bunlar bilinirken, göz göre göre ana doğrulardan, insanlıktan, sevgiden, vermekten, paylaşmaktan bu sebeple kaçmayı, böyle bir sebebin altına sığınmayı psikolojik bir bozukluktan çok daha öte bir yere taşımak gerektiğini
biliyorum.
Sevgiyle, ayla
Ben öyle kötü bir çocukluk yaşadım ki, şimdi bu yüzdendir başkalarının canına okumam
Nasıl yani diyeceksiniz ?? Evet uzun zamandır son trend bu. Çocukluğunda yaşamış olduğu acıları, kötü veya olumsuz olayları kendini korumak
için kullanmanın bir üst derecesine atlamak;başkalarına iyi davranmama, hak yeme, sevgisizlik ve paylaşmama hakkı.
Biz o kadar parasızdık ki! Bu cümlenin meali şudur; Şimdi satın almaya doyamıyorum. Paylaşmayı sevmiyorum.
Her
şey hepsi benim olsun istiyorum. Hatta ve hatta biriktireyim, çöp ev, çöp dolap haline geleyim ama vermeyeyim.
Başka insanların yokluklarına, ihtiyaçlarına belli bir derecede kendi gönlüm istediğince el uzatayım. Yaniii alkış alacağım, takdir
toplayacağım olaylar olsun. Beni inanılmaz bir yere koysunlar.. Hatta burnumun ucundakileri es geçeyim uzaklaşayım,daha büyük dualar alıp daha uç noktada işler yapayım. Çünkü orada verdiklerim buradakilerden çok daha az olacak, karşılığı ise
Mega ve bendeniz Diva!!
Yakınımdakine verebilirim, hatta onun gelişmesine yardımcı olabilirim. Benim için minnacık olan o nefes onun
ciğerlerini oksijenle doldurur. Hayır yapamam,o kadar büyük bir takdir ve ilahi yere koyma
kısmını o kişiden alamam.
Hem o böyle büyük bir nefes alırsa, ben ondan daha iyi durumda olduğumu ikide bir nasıl onun yüzüne vururum.
Hayattaki tek başarım olarak gördüğüm parayı ve gösterişi sonra nereye koyarım.
Bütün çektiği
sıkıntılara rağmen sırtının dik, bakışlarının net ve yaşam biçiminin hala kendini satmayacak düzeyde olmasını hazmedememenin ağırlığını, paramla nasıl alt ederim.
Evet; Çocukluğuna dönersek hiçbir güzellik olmayan bir sürü insan vardır,
başkalarına yaşamsal eziyet olmayan. Aksine hayatının büyük bir bölümünü vererek, paylaşarak ve severek bunu da incelikle yaparak geçiren.
Ben çocuğuma benim annemin/babamın bana davrandığı gibi davranmayacağımın altında o kadar çok ben
yatar ki, şaşarsınız. Kendi öbür yöne olan açlıkları, bakışları ve istekleri için inanılmaz bir şekilde tencere kapağa oturuverir.
Farklı örnekler yok mu? Tabii ki var
olmasına ilaveten, ona bu konuda doğru bir yön verdiğimi görüyor ve seviniyorum. Onun yaşamında babalık bir yana, insanlık dışı bir davranış sergileyen babasının tüm yaptıklarına karşılık, o çocuklarla ilişkilerinde dengeli, insanlarla ilişkilerinde
ölçülü ve veren bir gönül oldu. Yaşadığı ağır yaşamsal olumsuzlukları aşmaya çalışırken, başka çocuklara neşeyle birlikte bilgi, beceri getirdi. Burak abi olmanın sorumluluğunu daha 16 yaşındayken üstlenmiş ve sonuna kadar da hakkını vermişti. Yıllar
geçti, onun şartları daha da ağırlaştı ama vermesi, sevmesi ve çocuklarla ilişkisi gittikçe güzelleşti ve gelişti.
Yine gözümün önünde yaşayan en güzel örneklerden biridir Nesimoşum
üstelik de gözünün önünde vurularak kaybetmesinin ondaki etkisi yıllar içinde başka bir renge dönüşmüş. Aileden ayrı geçen bir kaç yıl ve sonrasında yaşananlar onu sevgi dolu ama abartısız gencecik bir öğretmene, insan ilişkilerinde zerafete ve
yaşamla güzel bir bağ kurmaya götürdü.
Paylaşma ve verme duygusunu almadıklarıyla yer değiştirerek hayatına güzel bir yerden sokabildi.
Daha can alıcı bir örnek ise, hayatıma Umut'un girmesi oldu. Hakkari'li bir ailenin tek çocukları
için verdikleri mücadele, İstanbul'a taşınmalarıyla yeniden başladı. Umut konuşmuyor. Teşhis de konulamıyor. Tamam bu çocuk bu kadardır, başka çocuklar doğuralım ve hayatımıza devam edelim demeyen iki güzel gönül. Okuyan, kendini geliştiren bir anne
ve yaşadığı sert koşullardan, önce tek çocuğuna düzgün bir hayat vermeye çalışan bir baba. Bu insanlar bizim çocukluğumuz böyle geçmedi, o da arada kaynasin büyüsün ne yapalım kader deyip, bir yaşamı kenarı atmadılar. Şimdilerde mücadelemize hep
beraber devam ediyoruz. Umut'un arkasında onun için birçok şey yapan bir ordu seven insan var. Sonuç ne olur bilinmez. Ancak bizim hayatımıza iki değerli insan katıldı. Evin ve Necip ileride birçok insana örnek olacak bir yaşamı seçtiler.
Henüz kendileri de ne olacağını bilmiyorlar ama iyi birşey olacağı kesin. Evren bir gün bir yerde kollarını açar ve sevgiyle sarar.
Sonuç olarak, bu devirde bu kadar bilgiyle çocukluğuna dönmenin doğru olmasını kabul
edebiliyorum.
Ancak bütün bunlar bilinirken, göz göre göre ana doğrulardan, insanlıktan, sevgiden, vermekten, paylaşmaktan bu sebeple kaçmayı, böyle bir sebebin altına sığınmayı psikolojik bir bozukluktan çok daha öte bir yere taşımak gerektiğini
biliyorum.
Sevgiyle, ayla
