- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
İyi bir çikolata kendini, kokusu, rengi, parlaklığı ve kadifemsi dokusu ile
belli eder. Ne çok acı, ne de çok tatlıdır. Hatta biraz tuz katılmalıdır; diğer
bileşenlerin de lezzetini ortaya çıkarmak için. Kırıldığında kenarı düz olmalı,
kırılma sesi duyulmalıdır. Ağıza götürüldüğünde kolayca erimeli ve dil, çikolata
üstünde hiç pürüz hissetmemelidir.
Böyle bir çikolata bulup, yediğinizde kanın akışkanlığını arttırır, damarları
açar, metabolizmanın ürettiği zararlı moleküllerle vücudun savaşma gücünü
arttırır. Bunlar kalp hastalıklarına ve kansere yol açan moleküllerdir. Çikolata
yapımında kullanılan kakao tanelerinin sağlık için yararlı olduğu, yeni
araştırmalar ışığında geçerli ve inandırıcı görünmektedir.
California Üniversitesi tarafından düzenlenen bir araştırmada, gönüllü
deneklerden iki aşamada kan örnekleri alındı. Kan örneği, ilk aşamada aç karnına
alınırken, ikinci aşamada kakao içtikten sonra alındı. Kakao içtikten sonra
alınan kan örneklerinde, kanın pıhtılaşmasında ve kalp hastalıklarının
oluşumunda önemli rol oynayan trombositlerin etkinliğinin azaldığı görüldü.
Buenos Aires Üniversitesi'nden Dr. Cesar Fraga, çikolatada bulunan flavonoid
denilen bileşimin özelliklerini inceledi. Bunun için gönüllülere 80 gram siyah
çikolata verildi. 2 ve 6 saat sonra alınan kan örneklerinde anti-oksidan
sayısının arttığı gözlendi. Anti-oksidanlar, metabolizmanın ürettiği ve
hücrelere zarar veren serbest radikallerin etkinliklerini önlüyor.
Dr. Fraga, çikolata yiyenlerin damarlarında, serbest radikallerin yol açtığı
zararların, çikolata yemeyenlere oranla daha az olduğunu belirtiyor.
California Üniversitesi Kalp Hastalıkları Departmanı'ndan Prof. Tissa
Kappagoda'nın hayvanlar üzerinde yürüttüğü bir çalışma da, çikolatanın içinde
bulunan flavonoid bileşiminin, damar kaslarını rahatlattığını ortaya koydu;
dolayısıyla damarların daha fazla açıldığını tespit etti. Bu sonuç damar
sertliği denilen ve kalp hastalıklarına yol açan rahatsızlığın, çikolata ile
azalabileceğini göstermesi açısından ilgi çekicidir.
Bütün bu sonuçları değerlendiren Nestle Araştırma Merkezi yetkililerinden Dr.
Harold Schmitz, "Bu klinik bulgular, eski bulgularla birleştirildiği zaman
ortaya çok umut verici bir tablo çıkıyor. Bu durumda, çikolatanın kalp
hastalıklarını önleyip önlemediğine ilişkin daha ayrıntılı çalışmaların
yapılması gerekiyor."diyerek görüşlerini belirtmektedir.
Araştırmaların belirli bir firma sponsorluğu ile yapılıyor olması daima
gözönünde bulundurulmalı ve çikolata konusunda da aşırıya
kaçılmamalıdır.
Insulin Vücutta Nasil İş Görür?Diyabet TipleriTip 1 Diyabetin Nedenleri
aha Fazla Posa Yiyin.Hangi Yiyeceklerde Yağ Vardır?Hangi Yiyeceklerde Protein Vardır?Nişastalı Yiyecekleri Yerseniz Ne Olur?Şeker Yerseniz Ne Olur ?Tip I DiyabetYiyecek DeğişimiDeğişim ListeleriKalp Sağlığını Korumak İçin Ne Yapmalıyız?Daha Az Tuz TüketinYapay TatlandırıcılarUygun Zamanlarda BesleninTip II diyabetYürüyüş Yapmanın FaydalarıDoğru Olan Fiziksel Aktiviteyi SeçmekEgzersize Başlamadan ÖnceFiziksel Aktiviteler
belli eder. Ne çok acı, ne de çok tatlıdır. Hatta biraz tuz katılmalıdır; diğer
bileşenlerin de lezzetini ortaya çıkarmak için. Kırıldığında kenarı düz olmalı,
kırılma sesi duyulmalıdır. Ağıza götürüldüğünde kolayca erimeli ve dil, çikolata
üstünde hiç pürüz hissetmemelidir.
Böyle bir çikolata bulup, yediğinizde kanın akışkanlığını arttırır, damarları
açar, metabolizmanın ürettiği zararlı moleküllerle vücudun savaşma gücünü
arttırır. Bunlar kalp hastalıklarına ve kansere yol açan moleküllerdir. Çikolata
yapımında kullanılan kakao tanelerinin sağlık için yararlı olduğu, yeni
araştırmalar ışığında geçerli ve inandırıcı görünmektedir.
California Üniversitesi tarafından düzenlenen bir araştırmada, gönüllü
deneklerden iki aşamada kan örnekleri alındı. Kan örneği, ilk aşamada aç karnına
alınırken, ikinci aşamada kakao içtikten sonra alındı. Kakao içtikten sonra
alınan kan örneklerinde, kanın pıhtılaşmasında ve kalp hastalıklarının
oluşumunda önemli rol oynayan trombositlerin etkinliğinin azaldığı görüldü.
Buenos Aires Üniversitesi'nden Dr. Cesar Fraga, çikolatada bulunan flavonoid
denilen bileşimin özelliklerini inceledi. Bunun için gönüllülere 80 gram siyah
çikolata verildi. 2 ve 6 saat sonra alınan kan örneklerinde anti-oksidan
sayısının arttığı gözlendi. Anti-oksidanlar, metabolizmanın ürettiği ve
hücrelere zarar veren serbest radikallerin etkinliklerini önlüyor.
Dr. Fraga, çikolata yiyenlerin damarlarında, serbest radikallerin yol açtığı
zararların, çikolata yemeyenlere oranla daha az olduğunu belirtiyor.
California Üniversitesi Kalp Hastalıkları Departmanı'ndan Prof. Tissa
Kappagoda'nın hayvanlar üzerinde yürüttüğü bir çalışma da, çikolatanın içinde
bulunan flavonoid bileşiminin, damar kaslarını rahatlattığını ortaya koydu;
dolayısıyla damarların daha fazla açıldığını tespit etti. Bu sonuç damar
sertliği denilen ve kalp hastalıklarına yol açan rahatsızlığın, çikolata ile
azalabileceğini göstermesi açısından ilgi çekicidir.
Bütün bu sonuçları değerlendiren Nestle Araştırma Merkezi yetkililerinden Dr.
Harold Schmitz, "Bu klinik bulgular, eski bulgularla birleştirildiği zaman
ortaya çok umut verici bir tablo çıkıyor. Bu durumda, çikolatanın kalp
hastalıklarını önleyip önlemediğine ilişkin daha ayrıntılı çalışmaların
yapılması gerekiyor."diyerek görüşlerini belirtmektedir.
Araştırmaların belirli bir firma sponsorluğu ile yapılıyor olması daima
gözönünde bulundurulmalı ve çikolata konusunda da aşırıya
kaçılmamalıdır.
Insulin Vücutta Nasil İş Görür?Diyabet TipleriTip 1 Diyabetin Nedenleri
