- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Ak Büyü
Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal bir
değerlendirmeye tabi tutulduklarından ayrımlar
oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik,
şifacı büyüdür.
Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz ruhlu, iyi niyetli,
hatta dindar biri olarak tanınır. Ak ile Kara Büyü
ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve Babilde
buluyoruz. MÖ. 1800 yılında Kral Hammurabi Kara
Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle
cezalandırmıştır.
Ak Büyünün amacı şifadır, destektir. Yorumlara göre
örneğin, aşk büyüsü de bu kategoriye girer ama
aslında bu bir çeşit zorlamadır. Ak Büyü ile Kara
Büyü arasındaki farklılıklar sadece niyet, amaç ve
formüllerle belli olmuyor; kullanılan malzemelerde
farklıdır. Ak Büyüde ateş, altın, ayçiçeği, cıva,
elma, elmas, fasulye, fildişi, gümüş, horoz, inci,
incir, kurşun, kuşkonmaz, portakal, sarımsak, su,
süt, sirke, tavuk, tuz, yumurta, zeytinyağı
kullanıldığı gibi, Kara Büyüde ceset parçaları,
idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa, kurt kanı,
timsah dişleri, toprak (mezarlıktan), tüy (kara tüy)
yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır.
Kara Büyü
Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü,
onu uygulayan ise Kara Büyücüdür. Amacı kötülüktür,
zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir.
Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil,
kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata bağlıdır.
Allahtan nefret eder, doğanın kurallarına karşı
gelir ve kendisini yüceltebilmek, güçlerini
arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar.
Kara Büyü ya şeytanla bağlantılıdır ya da ölü
ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musadan
başlamak üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp
yasakladılarsa da, antik çağlardan beri ölülerin
ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye
çalışmak, yani, ölü falını uygulamak oldukça yaygın
bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla
sık sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden
Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü falına bakanlar,
kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği
öngörüp sorulara cevap vermelerini temin eden
kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı
gerekiyor, çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler
kandan hoşlanırlar.
Kırmızı Büyü
Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları
ile Kara Büyünün bir çeşidi yandaşıdır. Belki de en
gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytanın,
kötü ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde
kaz kullanır, kurban keser.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya
olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına
dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir
organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve
yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü
kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15.
Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem
ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez
İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melinin
Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred
Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi
dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak
sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel
uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı
koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.
Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında önemlisi, merkezi
Haiti olan, oradaki yerliler ve melezler tarafından
uygulanan Vudu (Voodoo) dur. Kökenleri, Afrikanın
totemlere dayalı inançlarına bağlıdır. Vudu
Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde dansların,
müziğini kendinden geçmelerin, kurban edilen
hayvanların (kaz, horoz, kara keçi) nedeni ve amacı
adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü ruhları)
harekete geçirmektir. Trans haline geçen vudu
rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek bu
güçlere teslim olurlar. Vuduya benzer bir
uygulamaya Brezilya yerlilerinin Macumba (Makumba)
törenlerinde rastlarız.
Macumba, temelde cinsel büyücülüğe bağlıdır,
erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha çok mezarlarda
yer alırken, Macumba için mekan olarak açık alanlar
ya da ormanlar tercih edilir.
Vudunun çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve
fantastik olarak görünen bir tarafı ise,
Zombilerdir, ya da yaşayan ölüler (Zombi: mezardan
çıkma). Kara büyüsel işlemlerle, hipnoz ve telkin
yolu ile diriltildiği söylenen bu hareket halinde
cesetlerin ruhsuz olduğu söylenir. Bir Zombinin
kumanda edilmesi, yönlendirilmesi onu o hale sokan
Kara Büyücünün işidir.
Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal bir
değerlendirmeye tabi tutulduklarından ayrımlar
oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik,
şifacı büyüdür.
Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz ruhlu, iyi niyetli,
hatta dindar biri olarak tanınır. Ak ile Kara Büyü
ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve Babilde
buluyoruz. MÖ. 1800 yılında Kral Hammurabi Kara
Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle
cezalandırmıştır.
Ak Büyünün amacı şifadır, destektir. Yorumlara göre
örneğin, aşk büyüsü de bu kategoriye girer ama
aslında bu bir çeşit zorlamadır. Ak Büyü ile Kara
Büyü arasındaki farklılıklar sadece niyet, amaç ve
formüllerle belli olmuyor; kullanılan malzemelerde
farklıdır. Ak Büyüde ateş, altın, ayçiçeği, cıva,
elma, elmas, fasulye, fildişi, gümüş, horoz, inci,
incir, kurşun, kuşkonmaz, portakal, sarımsak, su,
süt, sirke, tavuk, tuz, yumurta, zeytinyağı
kullanıldığı gibi, Kara Büyüde ceset parçaları,
idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa, kurt kanı,
timsah dişleri, toprak (mezarlıktan), tüy (kara tüy)
yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır.
Kara Büyü
Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü,
onu uygulayan ise Kara Büyücüdür. Amacı kötülüktür,
zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir.
Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil,
kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata bağlıdır.
Allahtan nefret eder, doğanın kurallarına karşı
gelir ve kendisini yüceltebilmek, güçlerini
arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar.
Kara Büyü ya şeytanla bağlantılıdır ya da ölü
ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musadan
başlamak üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp
yasakladılarsa da, antik çağlardan beri ölülerin
ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye
çalışmak, yani, ölü falını uygulamak oldukça yaygın
bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla
sık sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden
Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü falına bakanlar,
kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği
öngörüp sorulara cevap vermelerini temin eden
kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı
gerekiyor, çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler
kandan hoşlanırlar.
Kırmızı Büyü
Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları
ile Kara Büyünün bir çeşidi yandaşıdır. Belki de en
gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytanın,
kötü ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde
kaz kullanır, kurban keser.
Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya
olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına
dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir
organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve
yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü
kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15.
Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem
ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez
İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melinin
Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred
Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi
dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak
sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel
uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı
koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.
Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında önemlisi, merkezi
Haiti olan, oradaki yerliler ve melezler tarafından
uygulanan Vudu (Voodoo) dur. Kökenleri, Afrikanın
totemlere dayalı inançlarına bağlıdır. Vudu
Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde dansların,
müziğini kendinden geçmelerin, kurban edilen
hayvanların (kaz, horoz, kara keçi) nedeni ve amacı
adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü ruhları)
harekete geçirmektir. Trans haline geçen vudu
rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek bu
güçlere teslim olurlar. Vuduya benzer bir
uygulamaya Brezilya yerlilerinin Macumba (Makumba)
törenlerinde rastlarız.
Macumba, temelde cinsel büyücülüğe bağlıdır,
erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha çok mezarlarda
yer alırken, Macumba için mekan olarak açık alanlar
ya da ormanlar tercih edilir.
Vudunun çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve
fantastik olarak görünen bir tarafı ise,
Zombilerdir, ya da yaşayan ölüler (Zombi: mezardan
çıkma). Kara büyüsel işlemlerle, hipnoz ve telkin
yolu ile diriltildiği söylenen bu hareket halinde
cesetlerin ruhsuz olduğu söylenir. Bir Zombinin
kumanda edilmesi, yönlendirilmesi onu o hale sokan
Kara Büyücünün işidir.
