- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
3 m'ye kadar boylanabilen bu türün anayurdu Güney, Batı ve Orta Avrupa'dır.
Kütüğü çokyıllık ve sürgünleri ikiyıllık olan bu hepyeşil, çok dallı ve çalı
karakterindeki bitkinin yay biçimindeki sürgünlerinin üzerleri, ucu kıvrık sert
dikenlerle kaplıdır. Üstü parlak, koyu yeşil kenarları testere gibi dişli olan
yaprakları 5 yaprakçıktan oluşur. Bu yaprakçıkların altı gri-yeşil renkli ve
beyaz tüylerle kaplıdır.
Haziran -temmuz aylarında açan çiçeklerinin rengi beyazdan kırmızıya kadar
değişir. Bu çiçekler yaz sonuna doğru olgunlaşıp yuvarlak biçimli, sert
çekirdekli üzümcüklerden oluşan kırmızımtırak siyah meyvelere dönüşür. Böğürtlen
bitkisinin üzerinde, hem çiçek hem de meyveleri bir arada görülebilir. Çabuk
bozulan bu meyveler tazeyken yenildiği gibi reçeli, şurubu, şekerlemesi,
pastası, likörü ve sirkesi yapılarak da tüketilir.
BESİN DEĞERLERİ
100 gr. taze böğürtlenin içerdiği besin değerleri şunlardır: 58 kalori; 1,2
gr. protein; 12,9 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,9 gr. yağ; 4,1 gr. lif: 19
mgr. fosfor; 32 mgr. kalsiyum; 0,9 mgr. demir; l mgr. sodyum; 170 mgr. potasyum;
200 IU A vitamini; 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,4 mgr. B3
vitamini ve 21 mgr. C vitamini.
SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
Yukarıda sayılan besin değerlerinin yanı sıra;
o Böğürtlenin doku ve damar büzücü etkisi vardır: Bu etkisiyle diyareyi
keser, peklik verir.
o İdrar söktürücüdür.
o Bedeni güçlendirici toniktir.
o Kadınlarda aybaşı dönemlerinde aşın kan gelişini önler.
o Gebe kadınlarda sırt kaslarını güçlendirir.
Bütün bu etkileri sağlamak üzere böğürtlenin körpe ya da gölge ve havadar bir
yerde kurutulmuş yaprakları bitkinin meyveleriyle karıştırılır. Bu karışımdan 3
tatlı kaşığı alınıp üzerine l bardak kaynar su dökülür. 20 dakika süreyle
demlendirilerek elde edilen infüzyon günde üç kez birer bardak içilir.
o Böğürtlen ağız yaraları, dişeti kanamaları ve boğaz enfeksiyonlarına iyi
gelir: Bunun için de, yukarıda hazırlanışı verilen infüzyonla günde üç-dört kez
derin gargara yapılır.
o Böğürtlen ciltteki ağrı ve yangıları hafifletir, yara iyileştirici etkiler
taşır; hafif yanıklara iyi gelir, hemoroitin tedavisinde etkili olur: Bu
etkileri sağlamak için böğürtlenin körpe yaprakları ezilerek bir yara lapası
hazırlanır. Bu lapa şikâyet edilen yerlere dıştan uygulanır.
BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ
Çoğaltılması fazla bilgi ve ustalık gerektirmeyen böğürtlen bitkisi
tohumlarıyla, kök sürgünü piçleriyle, uç daldırmasıyla, yaprak ve göz
çelikleriyle, kök çelikleriyle ve doku kültürleriyle üretilebilir. Bu
yöntemlerden ilk beşi çok kolaylıkla uygulanır. Doku kültürüyle çoğaltma son
yıllarda denenmeye başlamıştır. Bu yollarla üretilen böğürtlen fidanları, kışı
ılık geçen bölgelerde sonbahar ve kış aylarında, soğuk kış yaşayan bölgelerde
ilkbaharın başlarında, yerlerine 1,5 m. aralıkla dikilir.
BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ
İklim isteği: Böğürtlen bitkisi, iklim isteği yönünden fazla seçici değildir.
Değişik iklim koşullarına oldukça fazla uyum gösterir. Sıcaklık ve kuraklığa çok
duyarlı değildir. Ancak kış ve ilkbahar donlarından zarar görür. Genelde sıcak
ılıman bölgelerde iyi sonuç verir. Sert rüzgârlar, üzerinde kar birikmesi ve
dolu yağışı böğürtlenlere zarar verir. Kışın sert donlar yaşanırsa ertesi yılın
ürün verimi düşer. Sonbaharın başlarındaki (eylül) derim döneminde don olayını
yaşayan bölgelerde böğürtlen yetiştirilmemelidir.
Toprak isteği: Böğürtlen bitkisi, toprak isteği yönünden de çok seçici
değildir. Yüksek ürün verimi elde etmek ve meyvelerinin iriliğini sağlamak için
sıcak ve nemli topraklarda yetiştirilmesi yeterli olur. Ancak, böğürtlene en
uygun toprak tipi, humusça zengin, orta ağır ve geçirgen karakterli
topraklardır. Bu toprakların pH'ı 6,5 olmalıdır.
Toprak işleme: Böğürtlenin toprağı sık sık kazılmalı, çapayla çevresindeki
yabani otların temizliği yapılmalıdır. Bu bitki, herbisitlere karşı çok
duyarlıdır. Bu nedenle yabani ot mücadelesinde herbisit ilaçlar
kullanılmamalıdır.
Sulama: Böğürtlen bitkisi, ilkbaharda sürgün oluşturmasından meyvelerini
olgunlaştırıncaya dek fazla neme gereksinir. Meyvelerin bol ve iyi nitelikli
oluşu da düzenli sulamayla sağlanır. Özellikle haziran-ağustos ayları arasındaki
dönemde kuraklık yaşanması durumunda, böğürtlenler haftada 1-2 kez bol bol
sulanmalıdır. Ancak, meyvelerinin olgunlaşması döneminde, meyvelere zarar
vermemek için yağmurlama yöntemiyle sulama yapılmamalıdır.
Gübreleme: Humusça zengin toprakları seven böğürtlen bitkisine, yapılacak
toprak ve yaprak analizlerinden sonra saptanan oranda iyi yanmış çiftlik gübresi
verilir. Ayrıca sürgünlerinin gelişimi için azotlu, bol ve iyi nitelikli ürün
vermelerini sağlamak için potasyumlu fenni gübre verilmesi de böğürtlenlere
yararlı olur.
Budama: Böğürtlen bitkisi yetiştiriciliğinde, budama da önemli işlemlerden
biridir. Böğürtlenin meyveleri iki yaşındaki dallardan alınır. İkinci yılında
meyve veren bu dallar kurur. Derimden sonra kuruyan dallar kesilmelidir. Ayrıca
zayıf gelişmiş sürgünler ile çok sayıda ortaya çıkan piçler de kesilip
temizlenir. Dondan zarar görmüş olan dallar da budanmalıdır.
Hasat (Derim): Böğürtlenler, eylül ayı başında meyve tipik kırmızımtırak
siyah rengini alınca ve sapı hafif esmerleşince hasat edilmeye başlanır. Bu
durumdaki meyvenin sapı kolayca kopup ayrılır. Derimde gecikilirse meyveler
yumuşar ve bozulur.
Insulin Vücutta Nasil İş Görür?Diyabet TipleriTip 1 Diyabetin Nedenleri
aha Fazla Posa Yiyin.Hangi Yiyeceklerde Yağ Vardır?Hangi Yiyeceklerde Protein Vardır?Nişastalı Yiyecekleri Yerseniz Ne Olur?Şeker Yerseniz Ne Olur ?Tip I DiyabetYiyecek DeğişimiDeğişim ListeleriKalp Sağlığını Korumak İçin Ne Yapmalıyız?Daha Az Tuz TüketinYapay TatlandırıcılarUygun Zamanlarda BesleninTip II diyabetYürüyüş Yapmanın FaydalarıDoğru Olan Fiziksel Aktiviteyi SeçmekEgzersize Başlamadan ÖnceFiziksel Aktiviteler
Kütüğü çokyıllık ve sürgünleri ikiyıllık olan bu hepyeşil, çok dallı ve çalı
karakterindeki bitkinin yay biçimindeki sürgünlerinin üzerleri, ucu kıvrık sert
dikenlerle kaplıdır. Üstü parlak, koyu yeşil kenarları testere gibi dişli olan
yaprakları 5 yaprakçıktan oluşur. Bu yaprakçıkların altı gri-yeşil renkli ve
beyaz tüylerle kaplıdır.
Haziran -temmuz aylarında açan çiçeklerinin rengi beyazdan kırmızıya kadar
değişir. Bu çiçekler yaz sonuna doğru olgunlaşıp yuvarlak biçimli, sert
çekirdekli üzümcüklerden oluşan kırmızımtırak siyah meyvelere dönüşür. Böğürtlen
bitkisinin üzerinde, hem çiçek hem de meyveleri bir arada görülebilir. Çabuk
bozulan bu meyveler tazeyken yenildiği gibi reçeli, şurubu, şekerlemesi,
pastası, likörü ve sirkesi yapılarak da tüketilir.
BESİN DEĞERLERİ
100 gr. taze böğürtlenin içerdiği besin değerleri şunlardır: 58 kalori; 1,2
gr. protein; 12,9 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,9 gr. yağ; 4,1 gr. lif: 19
mgr. fosfor; 32 mgr. kalsiyum; 0,9 mgr. demir; l mgr. sodyum; 170 mgr. potasyum;
200 IU A vitamini; 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,4 mgr. B3
vitamini ve 21 mgr. C vitamini.
SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
Yukarıda sayılan besin değerlerinin yanı sıra;
o Böğürtlenin doku ve damar büzücü etkisi vardır: Bu etkisiyle diyareyi
keser, peklik verir.
o İdrar söktürücüdür.
o Bedeni güçlendirici toniktir.
o Kadınlarda aybaşı dönemlerinde aşın kan gelişini önler.
o Gebe kadınlarda sırt kaslarını güçlendirir.
Bütün bu etkileri sağlamak üzere böğürtlenin körpe ya da gölge ve havadar bir
yerde kurutulmuş yaprakları bitkinin meyveleriyle karıştırılır. Bu karışımdan 3
tatlı kaşığı alınıp üzerine l bardak kaynar su dökülür. 20 dakika süreyle
demlendirilerek elde edilen infüzyon günde üç kez birer bardak içilir.
o Böğürtlen ağız yaraları, dişeti kanamaları ve boğaz enfeksiyonlarına iyi
gelir: Bunun için de, yukarıda hazırlanışı verilen infüzyonla günde üç-dört kez
derin gargara yapılır.
o Böğürtlen ciltteki ağrı ve yangıları hafifletir, yara iyileştirici etkiler
taşır; hafif yanıklara iyi gelir, hemoroitin tedavisinde etkili olur: Bu
etkileri sağlamak için böğürtlenin körpe yaprakları ezilerek bir yara lapası
hazırlanır. Bu lapa şikâyet edilen yerlere dıştan uygulanır.
BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ
Çoğaltılması fazla bilgi ve ustalık gerektirmeyen böğürtlen bitkisi
tohumlarıyla, kök sürgünü piçleriyle, uç daldırmasıyla, yaprak ve göz
çelikleriyle, kök çelikleriyle ve doku kültürleriyle üretilebilir. Bu
yöntemlerden ilk beşi çok kolaylıkla uygulanır. Doku kültürüyle çoğaltma son
yıllarda denenmeye başlamıştır. Bu yollarla üretilen böğürtlen fidanları, kışı
ılık geçen bölgelerde sonbahar ve kış aylarında, soğuk kış yaşayan bölgelerde
ilkbaharın başlarında, yerlerine 1,5 m. aralıkla dikilir.
BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ
İklim isteği: Böğürtlen bitkisi, iklim isteği yönünden fazla seçici değildir.
Değişik iklim koşullarına oldukça fazla uyum gösterir. Sıcaklık ve kuraklığa çok
duyarlı değildir. Ancak kış ve ilkbahar donlarından zarar görür. Genelde sıcak
ılıman bölgelerde iyi sonuç verir. Sert rüzgârlar, üzerinde kar birikmesi ve
dolu yağışı böğürtlenlere zarar verir. Kışın sert donlar yaşanırsa ertesi yılın
ürün verimi düşer. Sonbaharın başlarındaki (eylül) derim döneminde don olayını
yaşayan bölgelerde böğürtlen yetiştirilmemelidir.
Toprak isteği: Böğürtlen bitkisi, toprak isteği yönünden de çok seçici
değildir. Yüksek ürün verimi elde etmek ve meyvelerinin iriliğini sağlamak için
sıcak ve nemli topraklarda yetiştirilmesi yeterli olur. Ancak, böğürtlene en
uygun toprak tipi, humusça zengin, orta ağır ve geçirgen karakterli
topraklardır. Bu toprakların pH'ı 6,5 olmalıdır.
Toprak işleme: Böğürtlenin toprağı sık sık kazılmalı, çapayla çevresindeki
yabani otların temizliği yapılmalıdır. Bu bitki, herbisitlere karşı çok
duyarlıdır. Bu nedenle yabani ot mücadelesinde herbisit ilaçlar
kullanılmamalıdır.
Sulama: Böğürtlen bitkisi, ilkbaharda sürgün oluşturmasından meyvelerini
olgunlaştırıncaya dek fazla neme gereksinir. Meyvelerin bol ve iyi nitelikli
oluşu da düzenli sulamayla sağlanır. Özellikle haziran-ağustos ayları arasındaki
dönemde kuraklık yaşanması durumunda, böğürtlenler haftada 1-2 kez bol bol
sulanmalıdır. Ancak, meyvelerinin olgunlaşması döneminde, meyvelere zarar
vermemek için yağmurlama yöntemiyle sulama yapılmamalıdır.
Gübreleme: Humusça zengin toprakları seven böğürtlen bitkisine, yapılacak
toprak ve yaprak analizlerinden sonra saptanan oranda iyi yanmış çiftlik gübresi
verilir. Ayrıca sürgünlerinin gelişimi için azotlu, bol ve iyi nitelikli ürün
vermelerini sağlamak için potasyumlu fenni gübre verilmesi de böğürtlenlere
yararlı olur.
Budama: Böğürtlen bitkisi yetiştiriciliğinde, budama da önemli işlemlerden
biridir. Böğürtlenin meyveleri iki yaşındaki dallardan alınır. İkinci yılında
meyve veren bu dallar kurur. Derimden sonra kuruyan dallar kesilmelidir. Ayrıca
zayıf gelişmiş sürgünler ile çok sayıda ortaya çıkan piçler de kesilip
temizlenir. Dondan zarar görmüş olan dallar da budanmalıdır.
Hasat (Derim): Böğürtlenler, eylül ayı başında meyve tipik kırmızımtırak
siyah rengini alınca ve sapı hafif esmerleşince hasat edilmeye başlanır. Bu
durumdaki meyvenin sapı kolayca kopup ayrılır. Derimde gecikilirse meyveler
yumuşar ve bozulur.
Insulin Vücutta Nasil İş Görür?Diyabet TipleriTip 1 Diyabetin Nedenleri
