Bebeğin dili ikiye ayrılıyor

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

Bluesky24

New member
20
HD RANK
Katılım
16 Aralık 2008
Mesajlar
145,988
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
bebeklerde dilin gerçekten anlaşılmasının 8'inci ay dolaylarına rastladığı ve dilin anlaşılmasının, kullanılmasına öncülük ettiği bildirildi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı tarafından gerçekleştirilen araştırmada, dilin ''anlatma'' ve ''anlama dili'' olarak iki bölüme ayrıldığı, bebeklerin dil gelişimi için doğuştan donanımlı olduğu ve duymaya karşı son derece hassas oldukları kaydedildi.



Araştırmada, bebeklerin 1 aylıkken, yaptığı rastgele hareketleri duyduğu bir ses ile durdurduğu ve ani ses ya da gürültüyle sıçradığı, 2'nci ayda konuşanı dinler göründüğü ve gülümseyebildiği, 4'üncü ayda kızgın ve hoşnut ses farkını anladığı, 6'ncı ayda ''bay bay, mama, dede'' gibi kelimeleri tanıyor göründüğü, 8'inci ayda adı söylendiğinde, 9'uncu ayda da ''hayır'' denince hareketini durdurduğu belirtildi.



Bebeğin ilk yaşında ise sözel isteklere jestlerle yanıt verdiği, 12-14'üncü aylarda her hafta bazı yeni kelimeleri anlar göründüğü ve konuşanın duygusal tonunu daha iyi anladığı, 16-18'inci aylarda 150 kadar kelimeyi anladığı, 18-20'nci aylarda istenmesi halinde büyük resimlerde bedenin çeşitli parçaları ve giysilere ilişkin çeşitli maddeleri gösterebildiği ve ''otur, buraya gel, yapma'' fiillerine uygun tepkiler verdiği bildirildi.



Dilin gerçekten anlaşılmasının 8'inci ay dolaylarına rastladığı vurgulanan araştırmada, dilin anlaşılmasının, kullanılmasına öncülük ettiği, bir başka deyişle çocukların dili kullanmadan çok önce, kelimeleri ve cümleleri anladıkları ifade edildi. Her yaştaki insanda olduğu gibi bebeklerde de anlaşılan kelime sayısının kullanılan kelime sayısından fazla olduğu, bu gelişimin bebeğin kelime gelişimi ve zihinsel gelişim düzeyiyle yakından ilişkili olduğu kaydedildi.



1 YAŞINDA ANLAŞILAN İLK KELİMELERİ SÖYLÜYOR

Araştırmaya göre, doğumdan sonraki birkaç gün içinde bombardıman şeklinde gelen tüm sesler arasından insan sesini, hatta annelerinin sesini ayırt edebilen bebekler, 2-3 hafta sonra ağlama, esneme ve homurdanma, 1 ay sonra hoşnutluk sesleri, 2 ay sonra refleks ağlama, öksürme ve esneme, 2-5 ay sonra gıgıldama ve gülümseme, 4-8 aylar arasında ses oyunları ve agulama, 6-11 aylar arası hecelerin tekrarından oluşan sesler, 11'inci ayda kelimelerin taklit edilmesini gerçekleştiriyor ve 1 yaşında da anlaşılır ilk kelimelerini söylüyor.



Araştırmada, ilk yılın sonuna doğru çoğu bebeğin kelime kullanmaya başladığı, çocuğun ilk sözlerinin yalnız ''baba, cici, mama, meme, ninni'' gibi kısa ve tekrar eden heceler olduğu ve iki yaşına kadar kullandığı kelimelerin yüzde 70'inin tek heceli olduğu belirtildi.



KURALLARA UYGUN KONUŞULMALI

Doğuştan konuşma yeteneğine ve organlarına sahip olarak dünyaya gelen bebeğin, bulunduğu toplumun dilini taklit yoluyla öğrendiği ve toplumla da bu dille iletişim kurduğuna dikkat çekilen araştırmada, çocuğun sağlam bir dil yapısına sahip olabilmesi için, onunla konuşurken, ''çocuk gibi'' konuşmak yerine kelime ve cümleleri dilin kurallarına uygun olarak kullanmak gerektiği vurgulandı. Dilin gelişim hızının ise fizyolojik ve genetik özellikler, cinsiyet, algısal ve zihinsel gelişim, sosyal çevre ve etkileşim, aile-çocuk arasındaki sözel iletişim düzeyi, sosyoekonomik ve sosyokültürel özellikler gibi etmenlerden etkilenebildiği ifade edildi.

Kaynak : Bayposta.com
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst