- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet memurları Kanunun "Siciller"
başlıklı bölümünde (109 ila 121 inci maddelerinde), sicillere ilişkin düzenlemelere
yer verilmiştir.
Bu çerçevede her Devlet memurunun bir sicil dosyasının bulunacağı, sicil amirleri
tarafından düzenlenecek sicil raporları ile varsa müfettişler tarafından verilen
denetleme raporlarının ve memurların mal beyannamelerinin sicil dosyalarına
konulacağı belirtilmiştir.
Sicil raporlarını verecek amirlere ilişkin olarak mezkur kanunun 112 nci "Sicil
raporu vermeye yetkili sicil amirleri, kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının
olumlu görüşü alınmak suretiyle 121 inci maddede öngörülen yönetmeliğe uygun
olarak çıkarılacak özel yönetmeliklerde belirlenir.
Kurumların taşra teşkilatlarında bulunan memurların sicil amirleri Vali ve Kaymakamlardır.
Ancak, birden fazla ilde faaliyet gösterecek şekilde bölge müdürlükleri olarak
teşkilatlanmış olan kurumlardan hangileri hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanmayacağı
Bakanlar Kurulu'nca belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Belirtilen mevzuat çerçevesinde sicil amirleri, belli zamanlarda düzenleyecekleri
sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre değerlendirmeleri
gerekmektedir.
Ayrıca sözkonusu Kanunun 12 inci maddesinde "Devlet memurunun mesleki
ehliyetinin tespiti amacı ile sicilinde bulunacak bilgiler, ayrılış sicilinin
verileceği haller, sicil raporlarının şekli, taşıyacağı sorular, düzenleme zamanı,
uygulanacak not usulü ve bunların derecelendirilmesi, muhafaza ile görevli makamlara
dair esaslar ile itiraz ve bunu inceleyecek merciler; Vali ve Kaymakamların
hangi memurların birinci, ikinci ve üçüncü sicil amirleri olduğu, hangi memurlar
hakkında da ek sicil raporu verecekleri ve diğer hususlar genel yönetmelikle
düzenlenir." denilmektedir. Belirtilen hüküm gereğince Devlet
Memurları Sicil Yönetmeliği 8.9.1986 tarih ve 86/10985 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile kararlaştırılmış ve 18.10.1986 tarih ve 19255 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu Yönetmelikte 12 inci maddesinin 3 ve 4 üncü fıkralarında "Haklarında
sicil raporu düzenlenecek memurların, değerlendirilmelerini yapacak sicil amirlerinin
yanında en az altı ay çalışmış olmaları şarttır.
Üç sicil amiri bulunan memurlar hakkında sicil verecek amirlerden bir veya ikisinin
bulunmaması halinde mevcut amirlerin raporuna itibar edilir.
İki sicil amiri bulunan memurlar hakkında da yukarıdaki fıkrada belirtilen durumda
birinci veya ikinci sicil amirinin dolduracağı sicil raporu o yıl için geçerli
sayılır.
Bir sicil amiri bulunan memurlar hakkında o sicil amirinin değerlendirmesine
göre işlem yapılır.
Sicil amirlerinin hiçbirinin bulunmaması veya sicil verecek süre görevde kalmamaları
halinde sicil raporları sonradan göreve atananlar veya vekilleri tarafından
üç aylık bir sürenin sonunda derhal doldurulur. Bu uygulama sonunda da memura
o yıl için sicil raporu verme imkanı bulunmazsa sicil raporu, düzenleme döneminde
üç aydan az olmamak üzere memurla en fazla çalışan sicil amiri tarafından doldurulur.
Sicil amirinin yanında çalışırken alınan mazeret izinleri ile yıllık izinler
ve doktor veya sağlık kurulu raporuna dayanan hastalık izinleri, hizmetiçi eğitimde
geçen süreler, sicil raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahildir.
Şu kadar ki amirin yanında 3 ay fiilen çalışmış olmak şarttır. Hizmetiçi eğitimin
veya hastalığın sicil raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan
vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla memur hakkında sicil raporu doldurma
imkanının bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en
çok üç yılın sicil notlarının ortalaması esas alınır." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet memurları Kanununun 64 üncü maddesi hükmünün
uygulamasında birliğin temini maksadı ile 139 seri no'lu Devlet Memurları
Kanunu Genel Tebliği 16/08/1995 tarih ve 22376 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış
bulunmaktadır.
Anılan Tebliğin 4 üncü fıkrasında "Devlet memuru iken askerlik, emeklilik,
görevden çekilme, çekilmiş sayılma, aylıksız izin vb. nedenlerle görevlerinden
ayrılıp daha sonra yeniden göreve başlayanların altı yıllık sicil notunun tespitinde,
sicil raporunun tanzim edilmediği yıl veya yıllar dikkate alınmayacak, göreve
ara vermeden önce tanzim edilen sicil raporları da dikkate alınmak üzere altı
yıllık sicil raporlarının tamamlanması beklenecektir." denilmektedir.
Muvazzaf askerlik hizmeti yapmak üzere asil memurun sicili anılan Yönetmeliğin
13 üncü maddesinde hükümlere uyularak doldurulması mümkün bulunmaktadır.
Yani devlet memuru askere gitmeden önce Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtilen
azami süre kadar çalışmaları halinde o yıla ait sicillerinin sicil amirleri
tarafından doldurulması gereklidir.
Azami süre kadar çalışmayanlar ile takvim yılı içinde hiç görev yapmayanların
sicilleri ise doldurulamaz.
Askerlik dönüşünde de mezkur 13 madde de belirlenen azami süre kadar çalışmaları
halinde sicillerinin doldurulması gereklidir.
Kaynak: memurlarnet
başlıklı bölümünde (109 ila 121 inci maddelerinde), sicillere ilişkin düzenlemelere
yer verilmiştir.
Bu çerçevede her Devlet memurunun bir sicil dosyasının bulunacağı, sicil amirleri
tarafından düzenlenecek sicil raporları ile varsa müfettişler tarafından verilen
denetleme raporlarının ve memurların mal beyannamelerinin sicil dosyalarına
konulacağı belirtilmiştir.
Sicil raporlarını verecek amirlere ilişkin olarak mezkur kanunun 112 nci "Sicil
raporu vermeye yetkili sicil amirleri, kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının
olumlu görüşü alınmak suretiyle 121 inci maddede öngörülen yönetmeliğe uygun
olarak çıkarılacak özel yönetmeliklerde belirlenir.
Kurumların taşra teşkilatlarında bulunan memurların sicil amirleri Vali ve Kaymakamlardır.
Ancak, birden fazla ilde faaliyet gösterecek şekilde bölge müdürlükleri olarak
teşkilatlanmış olan kurumlardan hangileri hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanmayacağı
Bakanlar Kurulu'nca belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Belirtilen mevzuat çerçevesinde sicil amirleri, belli zamanlarda düzenleyecekleri
sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre değerlendirmeleri
gerekmektedir.
Ayrıca sözkonusu Kanunun 12 inci maddesinde "Devlet memurunun mesleki
ehliyetinin tespiti amacı ile sicilinde bulunacak bilgiler, ayrılış sicilinin
verileceği haller, sicil raporlarının şekli, taşıyacağı sorular, düzenleme zamanı,
uygulanacak not usulü ve bunların derecelendirilmesi, muhafaza ile görevli makamlara
dair esaslar ile itiraz ve bunu inceleyecek merciler; Vali ve Kaymakamların
hangi memurların birinci, ikinci ve üçüncü sicil amirleri olduğu, hangi memurlar
hakkında da ek sicil raporu verecekleri ve diğer hususlar genel yönetmelikle
düzenlenir." denilmektedir. Belirtilen hüküm gereğince Devlet
Memurları Sicil Yönetmeliği 8.9.1986 tarih ve 86/10985 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile kararlaştırılmış ve 18.10.1986 tarih ve 19255 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu Yönetmelikte 12 inci maddesinin 3 ve 4 üncü fıkralarında "Haklarında
sicil raporu düzenlenecek memurların, değerlendirilmelerini yapacak sicil amirlerinin
yanında en az altı ay çalışmış olmaları şarttır.
Üç sicil amiri bulunan memurlar hakkında sicil verecek amirlerden bir veya ikisinin
bulunmaması halinde mevcut amirlerin raporuna itibar edilir.
İki sicil amiri bulunan memurlar hakkında da yukarıdaki fıkrada belirtilen durumda
birinci veya ikinci sicil amirinin dolduracağı sicil raporu o yıl için geçerli
sayılır.
Bir sicil amiri bulunan memurlar hakkında o sicil amirinin değerlendirmesine
göre işlem yapılır.
Sicil amirlerinin hiçbirinin bulunmaması veya sicil verecek süre görevde kalmamaları
halinde sicil raporları sonradan göreve atananlar veya vekilleri tarafından
üç aylık bir sürenin sonunda derhal doldurulur. Bu uygulama sonunda da memura
o yıl için sicil raporu verme imkanı bulunmazsa sicil raporu, düzenleme döneminde
üç aydan az olmamak üzere memurla en fazla çalışan sicil amiri tarafından doldurulur.
Sicil amirinin yanında çalışırken alınan mazeret izinleri ile yıllık izinler
ve doktor veya sağlık kurulu raporuna dayanan hastalık izinleri, hizmetiçi eğitimde
geçen süreler, sicil raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahildir.
Şu kadar ki amirin yanında 3 ay fiilen çalışmış olmak şarttır. Hizmetiçi eğitimin
veya hastalığın sicil raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan
vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla memur hakkında sicil raporu doldurma
imkanının bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en
çok üç yılın sicil notlarının ortalaması esas alınır." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet memurları Kanununun 64 üncü maddesi hükmünün
uygulamasında birliğin temini maksadı ile 139 seri no'lu Devlet Memurları
Kanunu Genel Tebliği 16/08/1995 tarih ve 22376 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış
bulunmaktadır.
Anılan Tebliğin 4 üncü fıkrasında "Devlet memuru iken askerlik, emeklilik,
görevden çekilme, çekilmiş sayılma, aylıksız izin vb. nedenlerle görevlerinden
ayrılıp daha sonra yeniden göreve başlayanların altı yıllık sicil notunun tespitinde,
sicil raporunun tanzim edilmediği yıl veya yıllar dikkate alınmayacak, göreve
ara vermeden önce tanzim edilen sicil raporları da dikkate alınmak üzere altı
yıllık sicil raporlarının tamamlanması beklenecektir." denilmektedir.
Muvazzaf askerlik hizmeti yapmak üzere asil memurun sicili anılan Yönetmeliğin
13 üncü maddesinde hükümlere uyularak doldurulması mümkün bulunmaktadır.
Yani devlet memuru askere gitmeden önce Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtilen
azami süre kadar çalışmaları halinde o yıla ait sicillerinin sicil amirleri
tarafından doldurulması gereklidir.
Azami süre kadar çalışmayanlar ile takvim yılı içinde hiç görev yapmayanların
sicilleri ise doldurulamaz.
Askerlik dönüşünde de mezkur 13 madde de belirlenen azami süre kadar çalışmaları
halinde sicillerinin doldurulması gereklidir.
Kaynak: memurlarnet
