- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
Anne babanın çocuğu sürekli eleştiriyor olması çocuğu çekingen yapar . Çocuk
attığı her adımda yanlış yapma korkusu içindedir.Duygularına ve isteklerini önem
verilmediğini görerek, bunları içinde tutmaya çalışır. Duygu ve düşüncelerini
içine atarak onları bastırır. Çocukla anne baba arasındaki iletişim daima yüksek
gerilim hattı gibidir. Çocuğun oyundan birkaç dakika geç gelmesi yemeği üzerine
damlatması vs. gibi küçük olaylar bile büyük çatışmalara sebep olur.
Çoğu kez çocuk kendisinden bekleneni ailesine veremez. Çocuğun bir yandan
içinden gelen doğal çocukluk eğilimleri ve diğer yandan bunlara zıt aile
kalıpları varsa çocuk iki eğilim arasında sıkışıp kalmaktadır. Bütün bu
yaptırımlar , zorlamalar çocuğu kıskaç gibi sıkar. Kurtulmak için çeşitli
çareler aramasına neden olur. Çocuğun her çare arama girişimi çoğu kez ailenin
yeni ve daha ağır baskılarıyla cevap bulur. Yeni çareler yeni cezalar yeni
azarlar ve giderek daha da şiddetlenerek artmaktadır. Bütün bunların sonunda
çocuk kendi iç dengesini yitirir. Ya tümüyle çığırından çıkar ve ele avuca
sığmaz yada tamamen renksiz, kişiliksiz , varlığı yokluğu belli olmayan birisi
haline gelir. Çekingendir. Başkasının etkisinde kolaylıkla kalabilir. Kim nereye
çekerse o tarafa yönelir.Çünkü artık kendisine ait bir şey kalmamıştır. İnsanlar
tarafından kolay kandırılır, kullanılır. Aşırı hassas, kırılgan ve hastalıklı
bir kişilik yapısı görülebilir. Aşağılık duyguları gelişmiştir.
Suçlayan, cezalandıran,sürekli çocuğun her yaptığına karışan anne babanın
çocukları kolayca ağlayan çocuklardır.
attığı her adımda yanlış yapma korkusu içindedir.Duygularına ve isteklerini önem
verilmediğini görerek, bunları içinde tutmaya çalışır. Duygu ve düşüncelerini
içine atarak onları bastırır. Çocukla anne baba arasındaki iletişim daima yüksek
gerilim hattı gibidir. Çocuğun oyundan birkaç dakika geç gelmesi yemeği üzerine
damlatması vs. gibi küçük olaylar bile büyük çatışmalara sebep olur.
Çoğu kez çocuk kendisinden bekleneni ailesine veremez. Çocuğun bir yandan
içinden gelen doğal çocukluk eğilimleri ve diğer yandan bunlara zıt aile
kalıpları varsa çocuk iki eğilim arasında sıkışıp kalmaktadır. Bütün bu
yaptırımlar , zorlamalar çocuğu kıskaç gibi sıkar. Kurtulmak için çeşitli
çareler aramasına neden olur. Çocuğun her çare arama girişimi çoğu kez ailenin
yeni ve daha ağır baskılarıyla cevap bulur. Yeni çareler yeni cezalar yeni
azarlar ve giderek daha da şiddetlenerek artmaktadır. Bütün bunların sonunda
çocuk kendi iç dengesini yitirir. Ya tümüyle çığırından çıkar ve ele avuca
sığmaz yada tamamen renksiz, kişiliksiz , varlığı yokluğu belli olmayan birisi
haline gelir. Çekingendir. Başkasının etkisinde kolaylıkla kalabilir. Kim nereye
çekerse o tarafa yönelir.Çünkü artık kendisine ait bir şey kalmamıştır. İnsanlar
tarafından kolay kandırılır, kullanılır. Aşırı hassas, kırılgan ve hastalıklı
bir kişilik yapısı görülebilir. Aşağılık duyguları gelişmiştir.
Suçlayan, cezalandıran,sürekli çocuğun her yaptığına karışan anne babanın
çocukları kolayca ağlayan çocuklardır.
