- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bildiğiniz üzere Anayasanın 125 inci maddesi hükmü uyarınca
idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yoluna baş vurulabilir.
Yönetim kurulu üyeliklerine atama idarenin takdir yetkisi kapsamındadır.
Ancak, bu yetkisini hizmet gereği Kamu yararı gözeterek kullanmak zorundadır.
Ayrıca, 657 sayılı devlet memurları Kanunun Amir Durumda Olan Devlet Memurlarının
Görev ve Sorumlulukları başlıklı 10 uncu maddesinde "Devlet memurları
amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle
belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan,
maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol
etmekten görevli ve sorumludurlar.
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik
yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.
Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan
hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez
ve borç alamaz." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen esaslar uyarınca, idare aleyhine açılacak davada;
İdarenin memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranması gerekirken davranmadığı
bu durumun 657 sayılı Kanun ve Anayasaya aykırı olduğu,
İdarenin bu işleminde hizmet gereği Kamu yararı gözeterek kullanmadığı yerinize
atanan kişinin kariyer ve niteliğinin bu hususu gösterdiği,
İdari işlemin kişisel gareze dayandığı mahkeme karaları ve uygulaması ile açılan
bir sürü dava bu ispat ettiği ileri sürülebilir.
Kaynak: memurlarnet
idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yoluna baş vurulabilir.
Yönetim kurulu üyeliklerine atama idarenin takdir yetkisi kapsamındadır.
Ancak, bu yetkisini hizmet gereği Kamu yararı gözeterek kullanmak zorundadır.
Ayrıca, 657 sayılı devlet memurları Kanunun Amir Durumda Olan Devlet Memurlarının
Görev ve Sorumlulukları başlıklı 10 uncu maddesinde "Devlet memurları
amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle
belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan,
maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol
etmekten görevli ve sorumludurlar.
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik
yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.
Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan
hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez
ve borç alamaz." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen esaslar uyarınca, idare aleyhine açılacak davada;
İdarenin memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranması gerekirken davranmadığı
bu durumun 657 sayılı Kanun ve Anayasaya aykırı olduğu,
İdarenin bu işleminde hizmet gereği Kamu yararı gözeterek kullanmadığı yerinize
atanan kişinin kariyer ve niteliğinin bu hususu gösterdiği,
İdari işlemin kişisel gareze dayandığı mahkeme karaları ve uygulaması ile açılan
bir sürü dava bu ispat ettiği ileri sürülebilir.
Kaynak: memurlarnet
