- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu dengeyi sağladığınız zaman, beslenme tedavisini
halledebilirsiniz. Dolayısıyla, zayıflama diyetleri de bundan ayrı
düşünülemez.Günümüzde dış görünüm neredeyse her şeyden önemli hale geldiği için;
bu türden estetik kaygılar da, sağlıklı beslenme işini bir pazar haline getirdi.
Oysa zayıflamak isteyen herkes aslında tıbbi anlamda şişman değil. Bu nedenle
zayıflamak isteyen bir kişinin, öncelikle şişman olup olmadığının tespit
edilmesi gerekiyor. Bunun için de ?Beden-Kütle Endeksi? denilen bir ölçümden
yararlanılır. Ölçüm aralıklarına göre şişmanlık tanısı konur. Böylece ideal
kilonun ne olması gerektiği belirlenir. Eğer kişi şişmansa, güvenilir bir sağlık
kuruluşuna başvurması gerekir. Şişmanlık, tedavisi zorunlu bir hastalıktır.
Tedavi de diyetisyen, hekim ve hatta psikologların ortak çalışmasını
gerektirir.
Öğün disiplinine uyulmalı
Zayıflamak isteyen herkes, bu işi en kolay, zahmetsiz ve en kısa zamanda
halletmek ister. Oysa alınan kilolar bir haftada alınmadığı gibi bir haftada da
verilemez. Aç kalmak, şişmanlamanın bir başka yoludur; çünkü bedenimiz açlığa
göre değil, sık aralıklarla beslenmeye göre programlanmıştır. Bunun için de öğün
disiplinine çok iyi uymak gerekiyor. Yemeklerimizi aralıklı olarak yediğimizde,
beden aç kalma tehdidi içinde olduğunu düşünüyor. Böylece yenilen tüm
yiyecekleri depolayıp, kıtlık dönemlerinde kullanmak üzere yağa dönüştürüyor.
Bunu yaparken de metabolizmayı yavaşlatıyor. Dolayısıyla tek öğünle beslenmek ve
öğün atlamak şişmanlığın nedenlerindendir.
Tek öğün beslenmenin bir adım ötesi ise bulumia, ya da anoreksia nervoza
hastalıklarıdır. Bunlar zayıflama takıntısıyla yememe, yediklerini kusma gibi
davranışlarla ilerleyip, ölümle sonuçlanabilen ciddi hastalıklar. Bu hastalığa
sahip kişiler, zayıflama takıntıları nedeniyle, kendilerini olduklarından şişman
görme eğilimine ve hep daha fazla zayıflama arzusuna sahip oluyorlar.
Su içmemek büyük hata
Yapılan en büyük hatalardan biri de su içmemek. Vücudumuzun yüzde 60?ı su.
Bunun için mutlaka yeterince su almamız gerekiyor. Su aynı zamanda metabolizmayı
hızlandırıyor ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı oluyor.
Çok düşük kalorili diyetlerle, tek besinle beslenmede, gerçekten yağ
dokusunun kaybetmek mümkün değildir. Kısa zamanda kilo verdiğinizde, yağ değil,
kas ve su kaybı yaşarsınız. Ayrıca bu beslenme şeklini bırakıp, eski beslenme
şeklinize döndüğünüz anda, tekrardan kilo almaya da başlarsınız. Üstelik bu kilo
alış çok da hızlı olur. Bu tür kilo alıp vermeler metabolizmayı da değiştirip,
yavaşlamasına sebep olur. Zayıflamada asıl hedef, beslenme alışkanlıklarımızı
değiştirerek bunu hayat biçimine dönüştürmek ve sürekli kılmaktır.
Egzersiz olmadan zayıflamak hayal
İncelmek için türlü çareler öneriliyor. Bunlar arasında yeşil çay içmekten,
sıkılaştırıcı kremler sürmeye, keten tohumu yemekten elma sirkesi içmeye kadar
pek çok kanıtlanmamış öneri var. Oysa dengeli beslenmeye başlayıp, bununla
birlikte egzersiz uyguladığınızda, hem zayıflamanız kesinleşir, hem de kalıcı
olur. Egzersizi hayatınıza çeşitli şekillerde katabilirsiniz. Asansör yerine
merdivenleri kullanıp, otobüsten bir durak önce inebilir, arabayla gittiğiniz
yakın yerlere yürümeyi deneyebilirsiniz. Yeni bir şeyler denemek adına yoga gibi
spor dallarına başlayabilir, ya da bir spor salonuna kaydolabilirsiniz. Önemli
olansa bunları hayatınızın bir parçası haline getirerek düzenli
uygulamaktır.
Insulin Vücutta Nasil İş Görür?Diyabet TipleriTip 1 Diyabetin Nedenleri
aha Fazla Posa Yiyin.Hangi Yiyeceklerde Yağ Vardır?Hangi Yiyeceklerde Protein Vardır?Nişastalı Yiyecekleri Yerseniz Ne Olur?Şeker Yerseniz Ne Olur ?Tip I DiyabetYiyecek DeğişimiDeğişim ListeleriKalp Sağlığını Korumak İçin Ne Yapmalıyız?Daha Az Tuz TüketinYapay TatlandırıcılarUygun Zamanlarda BesleninTip II diyabetYürüyüş Yapmanın FaydalarıDoğru Olan Fiziksel Aktiviteyi SeçmekEgzersize Başlamadan ÖnceFiziksel Aktiviteler
halledebilirsiniz. Dolayısıyla, zayıflama diyetleri de bundan ayrı
düşünülemez.Günümüzde dış görünüm neredeyse her şeyden önemli hale geldiği için;
bu türden estetik kaygılar da, sağlıklı beslenme işini bir pazar haline getirdi.
Oysa zayıflamak isteyen herkes aslında tıbbi anlamda şişman değil. Bu nedenle
zayıflamak isteyen bir kişinin, öncelikle şişman olup olmadığının tespit
edilmesi gerekiyor. Bunun için de ?Beden-Kütle Endeksi? denilen bir ölçümden
yararlanılır. Ölçüm aralıklarına göre şişmanlık tanısı konur. Böylece ideal
kilonun ne olması gerektiği belirlenir. Eğer kişi şişmansa, güvenilir bir sağlık
kuruluşuna başvurması gerekir. Şişmanlık, tedavisi zorunlu bir hastalıktır.
Tedavi de diyetisyen, hekim ve hatta psikologların ortak çalışmasını
gerektirir.
Öğün disiplinine uyulmalı
Zayıflamak isteyen herkes, bu işi en kolay, zahmetsiz ve en kısa zamanda
halletmek ister. Oysa alınan kilolar bir haftada alınmadığı gibi bir haftada da
verilemez. Aç kalmak, şişmanlamanın bir başka yoludur; çünkü bedenimiz açlığa
göre değil, sık aralıklarla beslenmeye göre programlanmıştır. Bunun için de öğün
disiplinine çok iyi uymak gerekiyor. Yemeklerimizi aralıklı olarak yediğimizde,
beden aç kalma tehdidi içinde olduğunu düşünüyor. Böylece yenilen tüm
yiyecekleri depolayıp, kıtlık dönemlerinde kullanmak üzere yağa dönüştürüyor.
Bunu yaparken de metabolizmayı yavaşlatıyor. Dolayısıyla tek öğünle beslenmek ve
öğün atlamak şişmanlığın nedenlerindendir.
Tek öğün beslenmenin bir adım ötesi ise bulumia, ya da anoreksia nervoza
hastalıklarıdır. Bunlar zayıflama takıntısıyla yememe, yediklerini kusma gibi
davranışlarla ilerleyip, ölümle sonuçlanabilen ciddi hastalıklar. Bu hastalığa
sahip kişiler, zayıflama takıntıları nedeniyle, kendilerini olduklarından şişman
görme eğilimine ve hep daha fazla zayıflama arzusuna sahip oluyorlar.
Su içmemek büyük hata
Yapılan en büyük hatalardan biri de su içmemek. Vücudumuzun yüzde 60?ı su.
Bunun için mutlaka yeterince su almamız gerekiyor. Su aynı zamanda metabolizmayı
hızlandırıyor ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı oluyor.
Çok düşük kalorili diyetlerle, tek besinle beslenmede, gerçekten yağ
dokusunun kaybetmek mümkün değildir. Kısa zamanda kilo verdiğinizde, yağ değil,
kas ve su kaybı yaşarsınız. Ayrıca bu beslenme şeklini bırakıp, eski beslenme
şeklinize döndüğünüz anda, tekrardan kilo almaya da başlarsınız. Üstelik bu kilo
alış çok da hızlı olur. Bu tür kilo alıp vermeler metabolizmayı da değiştirip,
yavaşlamasına sebep olur. Zayıflamada asıl hedef, beslenme alışkanlıklarımızı
değiştirerek bunu hayat biçimine dönüştürmek ve sürekli kılmaktır.
Egzersiz olmadan zayıflamak hayal
İncelmek için türlü çareler öneriliyor. Bunlar arasında yeşil çay içmekten,
sıkılaştırıcı kremler sürmeye, keten tohumu yemekten elma sirkesi içmeye kadar
pek çok kanıtlanmamış öneri var. Oysa dengeli beslenmeye başlayıp, bununla
birlikte egzersiz uyguladığınızda, hem zayıflamanız kesinleşir, hem de kalıcı
olur. Egzersizi hayatınıza çeşitli şekillerde katabilirsiniz. Asansör yerine
merdivenleri kullanıp, otobüsten bir durak önce inebilir, arabayla gittiğiniz
yakın yerlere yürümeyi deneyebilirsiniz. Yeni bir şeyler denemek adına yoga gibi
spor dallarına başlayabilir, ya da bir spor salonuna kaydolabilirsiniz. Önemli
olansa bunları hayatınızın bir parçası haline getirerek düzenli
uygulamaktır.
Insulin Vücutta Nasil İş Görür?Diyabet TipleriTip 1 Diyabetin Nedenleri
