- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
* 1.(sıvıyı/gazı/ışığı/sesi) soğurmak, içine çekmek, emmek, absorbe etmek. 2. öğrenmek. 3. (dikkati/enerjiyi/zamanı/parayı) almak (enerjiyi) emmek: It absorbed all of his time. Tüm vaktini aldı. 4. içine almak, kendine katmak: That corporation has absorbed most of its rivals. O şirket rakiplerinin çoğunu kendi bünyesine kattı. 5. (sarsıntıyı/salınımı) sönümlemek, (sarsıntının/salınımın) etkisini azaltmak. 6. (iş/sorun) (birinin) tüm dikkatini almak, kafasını tamamıyla meşgul etmek. 7. (masrafı) karşılamak. 8. (piyasadaki) alıcılar (bir malın) çoğunu satın almak: The market won´t absorb this right now. şu an piyasadaki alıcılar bunun çoğunu satın almaz. 9. (bağırsaklardaki besini) emmek
2.öğrenmek
3.kavramak
4.devralmak
5.emmek
6.özümsemek
7.anlamak
8.çekmek
9.içine almak
10.içine çekmek
11.zapt etmek
12.absorb etmek
13.soğurmek
14.kendine katmak
15.soğur
16.alıcı
17.emme
18.dalgınlık
19.içme
20.içmek
21.işgal etmek
22.yutmak
23.massetmek
24.soğurmak
25.mahsup etmek
26.massetme
27.tüketmek
28.absorbe etmek
English Translation
2.öğrenmek
3.kavramak
4.devralmak
5.emmek
6.özümsemek
7.anlamak
8.çekmek
9.içine almak
10.içine çekmek
11.zapt etmek
12.absorb etmek
13.soğurmek
14.kendine katmak
15.soğur
16.alıcı
17.emme
18.dalgınlık
19.içme
20.içmek
21.işgal etmek
22.yutmak
23.massetmek
24.soğurmak
25.mahsup etmek
26.massetme
27.tüketmek
28.absorbe etmek
English Translation
