Registered Member Login:
Üye değil misin? Kayıt olunuz today!
Bugünki MesajlarForumları Okundu Kabul Et
subliminal telkin cd subliminal telkin mp3

Bu da Benimkisi

 Hikayelerimizi Anlatalım ve  Üyelerin Hikayeleri   Bu da Benimkisi Konusunu hayatimdegisti.com Konuğumuz olarak inceliyorsunuz hayatimdegisti.com sitemizde yaşamınızı hemen degistirecek bir cok telkinli hipnoz mp3 vardir tesaduf eseri de buradaysanız mutlaka inceleyiniz üst link portal tıklayınız 1 . Bu da Benimkisi Hani hep deriz ya yazsam kitap olur çeksem film olur.Benimki öyle bir şey.İnsanların hep kendinde olanı büyütme eğilimi vardır ama benimki öyle ...

ayrıca bu konularda arama yapan konuklarımız var   Bu da Benimkisi telkin cd indir izle İstanbul Bu da Benimkisi nerededir kimdir Bu da Benimkisi çekirdek inanç temizliği İzmir bursa Bu da Benimkisi hipnoz Bu da Benimkisiolumlama seminerleri eğitimi çaresi tedavisi Bu da Benimkisi hakkında bilgi bilinçaltı telkin cd telkin mp3 Bu da Benimkisi kuantum düşünce kitap haberi



Uyarılar


Reklam Alanı

Bu da Benimkisi

Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 16-09-2015, 11:46 AM   #1 (permalink)
Üsteğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Bulunduğu yer: Tavşanlı/Kütahya
Mesajlar: 459
Tesekkür: 195
197 Mesajinıza toplam 251 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
KıpçakBeyi is an unknown quantity at this point
Standart Bu da Benimkisi

Hani hep deriz ya yazsam kitap olur çeksem film olur.Benimki öyle bir şey.İnsanların hep kendinde olanı büyütme eğilimi vardır ama benimki öyle olmadı hiç bir zaman.

Oturup burada her şeyi anlatmayacağım bazıları hiç açıklanmamalı , bazıları bana kalmalı.Bir kısmını o dönemlerde o yaşlardan geçen herkes yaşadı.Bazılarımızın hikayesi ortaktır.Kimine çok özel gelmeyecek ; "a hadiya bende bir şeyler anlatacak zannetmiştim" dedirtmeyecek.Emin olun buraya buz dağının sadece tepesindekileri yazacağım.Görünen yüzünü de değil.Sis bürüdüğü için sadece o zirvede ki küçük sivrilik gözükecek.

Rabbim'e çok şükür öyle ağır bir psikiyatrik vakam olmadı veya genç yaşta ağır hastalıklarla boğuşmadım ; istememde.Otuzlu yaşlarımın içerisindeyim ve gerçekten otuz yıldır hayatın içerisindeyim.Haşarı ve yaramaz bir çoçukdum.Sabah evden gün doğumuyla sokağa kaçan akşama kadar üstünü başını kirletip gelen bir çocuk.Bizim zamanımızda bu genelde ödüllendirilen bir durum değildi.Hayat seksenlerin sonu , doksanların başında omo reklamındaki değildi.Türkiye bir değişimden geçiyordu.Kırsaldan İstanbul'a gelmiş olmamız değildi bunun nedeni.O dönemlerde herkes fakirdi , dünya değişiyor ve ezberler bozuluyordu.Az çok o dönemi yaşayan çocuklar için gazoz içebilmek önemli bir şeydi.Bunlar bana özel değildi.

Her şey ilkokula başlamamla değişti.Kız kardeşim olunca kendimi kastım biraz artık ağabey oldum moduna girdim.Biraz uslanır gibi oldum ama okula başlayınca daha düzenli bir çocuk oldum.Yaramazlıklarım gitti.Ders çalışan ama televizyonu ve oyunu bırakmayan bir çocuğa döndüm.Kasım ayında okumaya geçtim.Okulda ki okumaya geçen ilk çocuklardan biriydim.Belki üçüncü belki beşinci hatırlamıyorum ama benden bir iki gün önce okumaya geçen ve okumaya ilk geçen kız çocuğuna kırmızı kurdele taktılar.Bana takılmamıştı.Senelerce içimde ukde kaldı.Tabi ki şu an I don't f.... care diyorum.

Sonrasında şehir değiştirdik.Kız kardeşim biraz daha büyüdü ama adaptasyon sorunu yaşadım.Etrafımda fazla arkadaşım yoktu.Yaşadığımız yerde neredeyse şimdi 70000-80000 kişi yaşıyor ama o zaman 1000 kişi ya var ya yoktu.Adaptasyon sorunu yaşamadan zaten hafta sonları babamla beraber çalışmaya başladım.Dokuz - on yaşlarındaydım.Hiç hevesli değildim alında ama bu durum ara ara kesintiye uğrasa da yirmi yıl sürecekti.Elektrik tesisatı işi ciddi fiziksel çalışma gerektiriyordu.

Babama o zamanlar kızıyordum şimdi iyi ki böyle yapmış diyorum.O babasında öyle görmüştü.Bu aslında bizim genetik kodumuzda olan bir şey.Kıpçaklar çok çalışırlar ve ağır işlerden çekinmezler.Bugün insanlar bölgelerine yatırım gelmediğini bahane ederek eline silah alıp dağa çıkıyorlar.Bizim yaşadığımız coğrafya neredeyse yatırım yapılması imkansız bir coğrafya.Sonra mühendis gözleriyle bakınca daha iyi gördüm.Toprak yok.Sadece taş var.İklim elverişli ama ürün kıt.Dedeler çok çalışmışlar belki 16 saat.Çalıştıkları için sadece karınları doymuş.Mal mülk edinememişler ama bunu umursamamışlar bile.Yol seneler sonra gelmiş , elektrik öyle. Şükretmişler.Neyse bu epey uzunca bir konu


İlk okulda sıkıntılı hocalarım oldu.Bunların çok ayrıntısına girmeyeceğim zaten kısa tutmak istiyorum ama ben kısa yazıların adamı değilim.Beni tanıyanlar bilirler ve bunu tek seferde de yazmayacağım.Hayatın zorluğunu görmek ve benim henüz ilkokul çağında olmam beni biraz daha içime kapadı hani maçlarda takım üleşirken aldım verdimler yapılır.Ben uzaktan durur beni de alın diyemezdim anca komşularla beraber oynardık yoksa benden iyi topçu olurdu.Kimse yeteneğimi fark etmedi.Son iki cümle geyik. Benimkisi

Mahalle maçlarını aranılan adamı olmamam gerçek.Neyse ben hiç bir şekilde bir şey isteyemez hale geldim.İsteyince hayır deniyordu zaten.Bu arada bir hayır diyebilme telkini olmalı.Senelerce bende hayır diyememe durumu oluştu.İş yaşamıyla biraz öğrendim ama hala sıkıntı.Not:Normalde benim yaşadığım şeyleri yaşayanlarda iki şey gelişir.Ya aşırı intikamcı olmaya çalışırlar tabiri caizse ne gördülerse onun iki katını karşısındaki insanlara yapmaya çalışırlar ya da ben gördüm ben çektim başkaları çekmesin düşüncesiyle hareket ederler.Ben ikinci örneğim.Bu biraz aşırı merhametli ,devamlı alttan alan kimilerine göre ezik ve pasif bir karaktere büründürüyor sizi.Maalesef piyasanın adamı olamıyorsunuz.

Ders notlarım düşmeye başladı.Bizim zamanımızda ilkokul beşe kadardı.Dört ve beşteki hocamız çok kötüydü.Hiç bir şey vermeyen nokta noktanın tekiydi.Şimdi öğretmenler kızabilir ama bahsettiğim adam 12 eylül darbesinin getirdiği bir yenilikle sadece 20-30 gün kurs görüp öğretmen olmuş ortaokul ya da lise mezunu bir herifti.O sınıftan çok az insan bir yerlere gelebildi.Birisi de benim.Her şeyi bir şekilde anlıyorduk ta matematik çok zordu.Bana ilk okul ikiden sonra doğru düzgün matematik öğretilmedi.Birinci sınıfta öğrendiğim dört işlem bilgisi harici bir şeyim yoktu ha kesir anlatılınca yapabiliyordum ama sadece babam bir kere ders çalıştırdı o da basit kesirler.Sıkıntım yoktur.

Neyse şimdilik ara verelim yemek saati gelmiş.


ilk defa geliyorsanız , ismim Atakan Boğaziçi üniversitesi mezunuyum ve  Türkiye'de ilk subliminal telkin uzmanıyım..Şimdiye kadar 10 yılda bir milyon üzerinde kişi telkin cd lerimi indirip uykuda dinleyerek faydalandı. Denemek için hediye telkin mp3 indirebilirsiniz. telkincd.com Neler mi hediye?Koruma kalkani,suçluluk duyguları,ego güven,depresyon dünde kaldı ve diğerleri....Ayrıca telefonla 5 dakika ücretsiz çekirdek inanç ön tespiti buradan yaptirabilirsiniz. cekirdekinanc.comTelkin cd hipnoz gibi ama tam olarak değil çünkü daha da etkili...işte 10 dakikalik bir tv programı..
KıpçakBeyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Okunmamış 16-09-2015, 01:34 PM   #2 (permalink)
<b>Administrators<br /> MuminOkan</b>
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Bulunduğu yer: Earth
Mesajlar: 4,614
Tesekkür: 15,880
1,898 Mesajinıza toplam 8,534 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
MuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond reputeMuminOKAN has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Hoşgeldiniz,
paylaşımlarınızın devamını bekliyorum.
__________________
Hücresel seviyede attığın her tohum, yeşerecektir.

Elimde mevcut olan >tüm ücretsiz ve isme özel olmayan telkinler<

Daha Sağlıklı Bir Hayat İçin Smootox Buğday Çimi Suyu İçin: https://www.simgeorganik.com.tr


BTCHEAT

MuminOKAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 16-09-2015, 03:39 PM   #3 (permalink)
Üsteğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Bulunduğu yer: Tavşanlı/Kütahya
Mesajlar: 459
Tesekkür: 195
197 Mesajinıza toplam 251 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
KıpçakBeyi is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Biraz daha yazayım.

Matematik işi kitapla olmuyordu.Çünkü hocamız bizim zamanımızda dergi sitemi vardı.Ders kitabı yerine dergiyle anlaşılıyordu.(Şimdi aklıma gelince yuh dedim eğitim sistemi öz eleştirisi oluyor aslında.)Dergi güya bizi Anadolu liselerinin orta kısımına hazırlayacak.Ortaokuldan sonra girme sonradan geldi ama bir sorular var dershaneye giden arkadaşlar yapamıyor.Bizim zamanımızda yeniydi.

Basit basit örnekler çöz kitapta.Teste ise bazı sorular sanki öys sorusu.Görmediğim şekiller , sayılar.Hocaya şu soru nasıl çözülüyor diyorduk.Adam cevap anahtarının aynısını tahtaya yazıyordu.Benim matematik notum dördü görmemeye başladı.Elliler-altmışlar.Sınıfın hepsi pek iyi kızı bile 75-80 zor alıyordu.

Bizim notlar iyice düşmeye başladı.Birde çok ölümler yaşadık üst üste ve benimde ciddi sinüzit problemim vardı.Kutu kutu antibiyotikler , ağrı kesiciler kar etmiyordu.On on bir yaşlarındaydım.

Tabi hep azarlanmalar , sen okuyamazsın , sen bir şey yapamazsın sen edemezsin hep devam etti.Belki on sekizli yaşlarıma kadar sen yaparsın koçum , becerirsin evladım.Bu nedenle öz güvenle yetişmedik.

Ortaokul nispeten iyiydi ama matematik hep peşimden geldi artık notlarım üçten ikiye düşmüştü hatta bazı seneler dönem ödevi almadan geçemiyordum.Bir dönem bir alıp ikinci dönem iki alıp dönem sonu iki ile geçebildiğim zamanlar oldu ama fende ki fizik problemlerini formüllere koyup yapıyordum hep temelsizlikten.

Ortaokulda sıkıntılı arkadaşlarım oldu.Tabiri caizse herkesin şaka yapmak için uğrak noktasıydım.İnsanlar dalga geçmesini umursamıyordum devamlı alttan alıyordum.Elbette didiştiğim bazı arkadaşlar , oldu ama ağız burun kırmaca yoktu.Bazı arkadaşlar bu yönümü kullanırken bazı arkadaşlar müthiş sabırlı olmamı takdir ettiler.

Dedim ya aşırı alttan alan karşısında ki incitmek istemeyen bir ruh haliniz oluyor ama siz çok inciniyorsunuz.Bu sizi güçlendiriyor biraz.Kendinizi önemsemiyor ve önemsiz hissediyorsunuz biraz vurdum duymazlığa vuruyorsunuz.Her şeyi apaçık yazıyorum ama içinizde birini dövmek , haşat etme isteği hep kalıyor.En sıkıntılı olansa bunu yapabileceğini bilmek.Gerçekten karşınızdakinin pestilini çıkartabileceğinizi bilmekve bu noktada kendinizi geri çekiyorsunuz.Hınç ve öfkeyle kimseye vuramıyorsunuz. Yapabileceğinizi yapmaktan korktuğunuz için asla kendiniz olamıyorsunuz.Belki kimse sizi sinirlendiremiyor ama içinizdeki o öfke hiç bir zaman gitmiyor.

İstisnası kum torbasıydı.

Hep içine atan , hep yumruk yiyen ama yumruk atmayan (fiziksel anlamda değil) sınav zamanı harici ders çalışmayan sessiz bir çocuk oldum.İstemeyi bilemedim.Verilmedikçe almadım.Genelde hep hayır cevabı aldığım için gururdan istemeyi bıraktım.Hayır cevabından nefret ediyordum ama isyan etmiyordum.Biraz yetiştiriliş biraz yapı.Birde kız kardeşim ağlayıp sızlayıp istediğini aldırıyor , yaptırıyordu.Ben ağabey olduğum (kendimi o moda soktuğumdan) onu hep kayırıyordum.

Şimdi düşünüyorum da biz ve önceki kuşak daha çok maddi sıkıntılar yaşamış.Bu nedenle çocuğun tek sıkıntısı paraymış gibi görüyorlar.Doksandan sonra doğan çocuklarda biraz da ülkenin büyük krizlerini görmemelerinden dolayı maddi sıkıntı yoktu.Çevremde örneği var.Çocuğun her sorununu parayla ve harçlıkla çözebileceğini düşünüyor ebeveynler.Onların zamanında en büyük sıkıntısı bu olduğundan dolayı maalesef çözüm olmuyor.Bu da ayrı bir gözlem.

Orta okulda yeni bir dostum oldu kitaplar diyorum ve tekrar ara veriyorum.Ömrümün otuz yılını anlamdan son yaz neler yaşadığımı ve telkinlerin etki edip etmediğini anlayamazdınız.Devamı gelecek.
KıpçakBeyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Okunmamış 17-09-2015, 04:08 PM   #4 (permalink)
Üsteğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Bulunduğu yer: Tavşanlı/Kütahya
Mesajlar: 459
Tesekkür: 195
197 Mesajinıza toplam 251 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
KıpçakBeyi is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Hoş bulduk Mümin bey ;

Ortaokuldan itibaren özellikle kitap okumaya başladım.Aslında buna ilk okulda başlamıştım ama o kadar sık okumazdım.Sonrasında Anadolu liselerinin lise kısmı tıpkı askeri liseler ve fen liseleri gibi ortaokuldan sonra alma kararı alındı.

Tabi bu bizim önümüzü açtı.Orta ikide hem arada seviye belirleme sınavlarına giriyordum.Kitap okumak bariz bir şekilde yorum gücümü artırdı.Özellikle o dönem öğlenciydim ve akşam beynim davul gibi oluyordu.Ben genelde masal kitapları okuyordum.Keloğlan , Sindrella vs hiç fark etmeksizin.Bilerek seçiyordum bu kitapları.Sınıflarda duran kitapları akşam yürütüyordum.Zaten bu kitaplar bir saate bitiyordu sabah erkenden yerine koyuyordum.Elbette masal kitapları dışında da kitaplar okuyordum.Masal kitaplarının etkisi sadece hayal gücümü çalıştırmasıydı.Kitap bittiğinde kafam boşalmış oluyordu.Sonrasında ise ödevleri yapıyordum.Belki yarım saat fazla çalışıyordum belki değil.Sınavlara da sadece o konuyu okuyup giriyordum.Bu şekilde genelde dört-beş alan öğrenci profilim devam ediyordu.

Matematik yine olmuyordu.Yukarıda yazdığım şekil devam ediyordu.Bu önceki senenin sorularını çözüyor , konularını anlayabiliyordum ama o senenin konularını yapamıyordum.Çok basitmiş yav diyordum ama olmuyordu.Dört işlem dedim ya.Ömründe hesap makinesini çok az kullanmış birisiyim. Annemin ilmek hesaplarını maketlerin ölçek hesaplarını kafadan veya kağıtla yapabiliyordum.

Sekizinci sınıfta nasıl olduysa dershaneye yazdırıldık.Elbette yazdırın diyemedim.Evde çok hararetli tartışmalar oldu.Neticesinde 98 senesi benim en önemli senelerimden biriydi.Devlet kütüphanelerini keşfettim gerçi onları 97'de keşfettim ama sıklıkla gidip kitap alamıyordum.Artık hem sınava çalışıyordum hem de her hafta bir kitap bitiriyordum.Be seferkiler 250-350 sayfalık romanlardı.

Sabahçı olduğum için okuldan gelip yaklaşık 2 veya 3 saat çalışıp sonrasında kitap okuyordum.Matematik dershane ile değişmedi sadece genç bir hocamız vardı kendimi zorlayıp ona soru sorabildim.Soru da soramıyoruz haliyle.Bana bazı şeyler gösterdi.Dört işlem bilgisiyle biraz da onun gösterdikleriyle net durumum yükselmeye başladı. Sınırdaydım 50 nete yaklaşıyor ama geçemiyordum.Hocalar bunun önemli olduğunu söylüyordu.Üç-dört matematikle olmuyordu.Matematiğin ittriklemesiyle netlerim 7-8 i buldu.En azından 10 soru ile uğraşabiliyordum.Bu beni 53-55 lere çıkardı.Son zamanlara doğru 57 net yaptığımda oldu.

Bir senelik çalışma sonucu Anadolu lisesini kazanabilmiştim.Toplam da 63.5 net yapmıştım ve 10 matematiğim vardı.Ortaokulu devamlı ikiyle geçtiğimi söyledim.Hatta sınavdan çıkınca anne şu liseyi bilemiyorum ama bu lise kesin gelecek dedim ve öyle oldu.Ailem herkes Anadolu lisesine gitmemi istiyordu bense bu fikre sadece yakındım.İsteğim aslında askeri liseydi.Pilot olmak istiyorum ama hiç başvuru yapmadım.Biraz tarihe dikkat edenler nedenini tahmin edeceklerdir.Zaten bütün arkadaşlarım koro halinde sen yapamazsın , seni almazlar ,sen giremezsin türküsünü söylüyorlardı.Bizde mal değildik neticede Türkiye'de neler olup bittiğinden haberdardık.Umudum vardı ama işte hayır cevabına takıntılıydım.Reddedilmeye takıntılıydım.Belki o zaman becerebilirdim.Öğrenme şansım hiç olmayacak.

İsteme özürlü olmak insanlarla münasebetimi azalttı.Sosyal anlamda zayıf oldum.Yırtık olamadım.Arada kriz gelirdi.İnsan görünce yol değiştirirdim.Nedenini bilmiyorum hele komşular olunca...Annem devamlı uyarırdı şuna niye görünce merhaba demiyorsun gibisinden.Bende yapmacık naber nasılsınları hiç sevmedim.Zenci eli öpmekle dudak kararmazdı ama ne bileyim gelmezdi içimden.

Bu senenin bana faydası sosyal çevremin genişlemesiydi.Aslında kendimi ifade etmekte pek sıkıntı yaşamazdım ama o ilk tanışma heyecanı ve insanlarla diyalog kurma gereksinimi biraz beni açtı ama hiç bir zaman ağır ağabey modundan çıkamayacaktık.

Dükkanlara bile girmeye çekinirdim eğer bir şey almayacaksam.Araba aldık hiç baba bana araba kullanmayı öğret diyemedim.Herkes bugün dahi beni meraksızlıkla itham ediyor.Oysa ben para buldukça araba dergileri okurdum.O dönemler çıkan pek çok arabayı bilirdim ama içim gitse bile diyemezdim.

Yine de level atlamışlığım yoktu öyle sosyal bir çocuk olmadım.Evde oturup ansiklopedi okumak bana yetiyordu.Sosyal fobi denen herzeye 10-18 yaşında yüzde seksene yakın uyuyordum.

99 yazı hayatımda hiç unutmayacağım bir yazdı.Birincisi babamla deli gibi iş yapıyorduk.Sabah sekiz akşam sekiz.Öyle ki hep annem televizyon nedeniyle bana kızardı.Ben belki 10 olmadan yatıyordum ama sabah zor uyanıyordum.Nereden bilelim o kadar binanın sonradan yıkılacağını.İkincisi Anadolu lisesini kazanmamdı.Üçüncüsü ise sonra Marmara depremi adını alacak olan 17 Ağustos depremiydi.

Devamı gelecek.
KıpçakBeyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler:
Okunmamış 13-01-2016, 09:11 AM   #5 (permalink)
Üsteğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Bulunduğu yer: Tavşanlı/Kütahya
Mesajlar: 459
Tesekkür: 195
197 Mesajinıza toplam 251 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
KıpçakBeyi is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Arada yazdığım bölümün bir kısmı sanırım server taşınırken uçup gitmişti.Biraz darıldığım için (insanlara değilde duruma) devamını getirmek istememiştim ama devamını getireceğim.Biraz uzun yazdığım için zaman alacak.
KıpçakBeyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler:
Okunmamış 13-01-2016, 08:57 PM   #6 (permalink)
Yüzbaşı
 
firdevsi ala - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Mesajlar: 602
Tesekkür: 143
245 Mesajinıza toplam 312 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
firdevsi ala is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Roman tadinda yazmissiniz cok hos anlatim olmus bu kabiliyet meselesi
Bende yazmak isterdim.
Basarilar dilerim.yazmaya devam edin.
firdevsi ala isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler:
Okunmamış 13-01-2016, 09:01 PM   #7 (permalink)
Yüzbaşı
 
firdevsi ala - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Mesajlar: 602
Tesekkür: 143
245 Mesajinıza toplam 312 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
firdevsi ala is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Ilkokulda yanlis hatirlamiyorsam 8 dergi aliyorduk
Ve hoca bana bu kadar bozuk para nasil getirdin diyordu
Para degil mi
Teneke degil para iste
Cok otoriter bi kadindi
Bi sinifta 3 kisi takdir alirdi
100 vermezdi kimseye
Urperdim bakislari hala gozumun onunde tirstim:)
firdevsi ala isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler:
Okunmamış 13-01-2016, 11:28 PM   #8 (permalink)
Üsteğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Bulunduğu yer: Tavşanlı/Kütahya
Mesajlar: 459
Tesekkür: 195
197 Mesajinıza toplam 251 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
KıpçakBeyi is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Önce ki cümlelerimi hatırlamıyorum ama hikayeyi bildiğim için yeniden yazabilirim.Bu arada burada yazılanların hiç birisi hayal ürünü olmayıp , bizzat yaşanmış olaylardır.

Lise hayatımın en çalkantılı dönemiydi.Geride bırakamamışım.

Uzun bir dönem boyunca neredeyse yaklaşık bir sene bizim evimiz onarılana kadar çadırda yaşadık.Ben bu dönemde okula devam ettim.Hazırlık okurken zaten derslerden uzaklaşmıştık.Bir de lise birde sayısal dersleri İngilizce okuyunca şok etkisi yaptı.Matematiğim oldum olası kötüydü.Bu sefer sadece matematik değildi dertlerim.Hatun kişilerde girdi.

Salak saçma bir kural nedeni ile (matematikten ortalama ile geçtiğimden dolayı) sayısal seçemedim. Sözelim oldum olası iyiydi.Annem yine devreye girdi ama inat ettim lise sonda sayısala geçtim ve derslerimi verdim.

Matematik temel eksiğim nedeniyle ancak üçüncü seferde üniversiteyi kazanabildim.Aslında mezun olduğum da da şimdiki mesleğim olan maden mühendisliğini girebiliyordum.Ben sadece iki senede matematiği geliştirdim ve daha yüksek puanla girmiş oldum.Her şey nasip ama kesinlikle aklımdan geçirdiğim bir bölüm değildi.

Sonunda 2010 yılında üniversiteden mezun oldum.Neredeyse hiç zaman kaybetmeden Soma'da yer altında vardiya mühendisi olarak işe başladım.Evet eski işverenim sonra çok meşhur olacaktı.Keşke olmayaydı.Çalıştığım süre içerisinde bir kaç arkadaşımı kaybettim.Annem hep memur olmamı istiyordu.Ben de bu dönemde yaşadıklarım sonucu kpssye tekrar girmeye karar verdim.Mezuniyet puanım ümit vermiyordu.Bir seneyi aştıktan hayatımın en büyük rolünü oynayarak (erkekliğimize toz kondurmak istemiyoruz.) askere gidecekmiş gibi davrandım.Zaten ocakta iki yerde söylediniz mi bütün ocak iki günde sizi askere gönderip terhis ediyor.Amirlerim de işten ayrıldığımda askere gideceğimi zannediyordu.Gurur duymuyorum bundan.

Aralık 2011'de işten ayrıldım.Temmuz 2012'de yapılacak sınava hazırlancaktım.Bu sefer kursa gidecektim.Kendi paramla.Önceki sefer yük olmayayım diye gitmemiştim.Annem parayı dert etme demişti.Başlamış ve ilerlemiş bir gruba devam ettim.Senelerce matematik çalışmamın faydalarını görebiliyordum ama beynim karbonmonoksit ve nitrojen oksit gibi gazları teneffüs etmekten biraz yavaş çalışıyordu.Yine de kısa sürede mesafeyi kapatıp iyi bir puan aldım ama o puan ilk atamada atanmama yetmeyecekti.Son atamaya kadar beklemem gerekecekti.

Bu arada özet geçmeye çalışıyorum arada yaşadığım çok fazla olay bir kısmı mahrem bir kısmı ayrıntı.
KıpçakBeyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Okunmamış 04-02-2016, 11:26 PM   #9 (permalink)
Üsteğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Bulunduğu yer: Tavşanlı/Kütahya
Mesajlar: 459
Tesekkür: 195
197 Mesajinıza toplam 251 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
KıpçakBeyi is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Altı ayda kpssyi toparladım ve 2012 kpssye girdim.Aslında iki-üç puan yüksek yapabilirdim aldım puan 82.3 dü ve kendi branş sıralamam 128di.Normal şartlarda ilk ve ikinci atamalarda bana sıra gelmesi sadece ihtimaldi ve üçüncü atamada ise atanırım diye düşünüyordum.Dile kolay bir buçuk sene.Yine de benim aklımda bir sene vardı.Askerliğimi yedek subay olarak yaptım mı hem süre biterdi hem de biraz birikmişim olurdu.

İstediğim gibi Ağustos celbi gidemedim askere.Aralık celbi gidecektim boş beklememek için babamla çalışmaya başladım.

Bu sıralarda bir sınıf arkadaşım bir iş kazasında yandı.Nedense içime de doğmuştu.Durumu ağırdı ağabeyi bana iyi olacak demişti ama benim tıp bilgim % 75'i üçüncü derece ağır yanıklarla kaplı birinin uzun süre dayanamayacağını söylüyordu.Yoğun bakımdan çıkamadı.

Aralıkta askere gittim.Şimdi askerlik anılarımı anlatmayacağım zaten istediğimiz gibi yedek subay olamadık.Askerde bir arkadaşım sayesinde kişisel gelişime merak sardım diyemeyeceğim.Ben sadece kişisel gelişim ve iş kitapları okuyorum diyen bir arkadaşım vardı.Onun getirdiği bir kaç kitabı askerde bitirdim.

O zamana kadar kişisel gelişim benim için sadece Oğuz Saygın(? yanlış değildir umarım) " Negatif limanlardan pozitif sulara" kitabıydı.Okuduğumu sandınız değil mi?Hayır okumadım sadece o zamanlar çıkan ilk NLP kitabıydı ve dayımlarda vardı.Dayımın oğlu şöyle güzel kitap böyle iyi kitap derdi ama alıp okumadım.

Uzun bir dönem sihirli çubuğa inandım.Ne zaman vaz geçtim bilmiyorum.Bir sihirli çubuk değecekti ve her şey düzelecekti.Derslerim , özel hayatım.Bunun böyle olmadığına lise sonda kısa bir dönem bize matematik hocalığı yapan bayan bir hocamız inanmamı sağlamıştı.Pek çok hocamız gibi ODTÜ mezunuydu.Anneme geçmişin geçmişte kaldığını eğer temeli eksikse bir şekilde o temeli oluşturabileceğimi söylemişti.

Lise döneminde artan NLP ve kişisel gelişim bombardımanı bizde birazda bu işin bir rüzgar bir para tuzağı olduğu düşüncesini oluşturmuştu.İnanırsan her şeyi yaparsın.Bu kitabı okuyan üç kişiden beşi iş kurdu milyon kazandı.Diğer ikisi bilmem ne oldu vs. vs.Ha bende gazla çalışan biriyim.Zamanında(çocukluğumda) gaz yeterli verilmediği için.

Askerden geldikten sonra ikinci atamada olmadı zaten bizden çok az alım olur.Onlarda haziran dönemi 2 ve 4 tür.Üçüncü atama benim için yeterli olmayabilirdi.İnsanlar tahmin ettiğimden daha fazla biçimde yazınca sıralama bana yaklaştı ama arada hep kupon kadro bekleyen yüksek puanlılar vardır.Geneli de bir kamu kurumundan başka kamu kurumuna geçmek için yapar.

Ben babamla çalışıyorum ama nevrotik bozukluk mu diyorlar aşırı gerginim.İnşaatta balkondan aşağı bakamıyorum.Sanki düşecekmişim gibi.Yüksekten korkmam.450 metreden paraşüt atlayışım var benim.İlk öss sınavımdan üç gün önce thk İnönü'de atlamıştım.(2003)Sinirlerim bozul devamlı hesap yapıyorum üçüncü atama yaklaşınca şu kadar kişi alsalar şöyle olur bana sıra gelir , gelmez.


Üçüncü atamalar yaklaşırken annem ısrarla hızlandırılmış bir kursa gitmemi istedi.Bende kursa yazıldım ama içimde hep 2012 puanımla atanacağım düşüncesi vardı.Hiç daha önce hissettiğim bir şey gibi değildi.

Dedem ve Babaannemi kaybettik.Dedemin senelerdir uzun süren Alzheimer'ı vardı.O dönemde bu hastalığı bilen çok fazla hekim yoktu.Şansa en bilgili olanı Kocaelideydi.Dedem belki de Türkiye'nin en uzun yaşayan hastalarından biridir.İlaçlar yalnızca ilk evrenin ve ikinci evrenin uzamasına sebep olabilir.Üçüncü evrede zaten hasta yatağa düşer ve hiç bir işini göremez.Ben Somadan geldiğimde ikiden üçe geçiş dönemindeydi ve üçüncü atama döneminde kaybettik.

Üçüncü atamada çok komik sayıda kişi aldılar.Kadrolar çok kupon yüksek puanla kapatacak yerlerdi ve bir yerlerde bekleyen arkadaşlar yerleştiler ve bana hala sıra vardı.

Böylece Mayıs ayı geldi.Aynı şekilde yatalak olan babaannem vefat etti. (Dedemle kardeş/Hala-Dayı çocukları annemle babam).Onunla aynı odada ben kalıyordum artık nefes alamıyordu neredeyse geceleri.Sonunda ben artık uyumakta zorlandığımı söyledim anneme.Aslında istesem en başından salonda yatabilirdim ama içimizde aşırı bir sorumluluk duygusu var ya?

Babaannemi kaybettik. İnsanın merhamet hakkında düşünecek uzun zamanı oluyor.Üzüldüğümü söyleyemem.Üzüldüm elbette ama bu çok farklı bir şey.Babam belli etmedi ama çok üzüldü.

Eski şirketimde malum kaza oldu.Günlerce ekran karşısında sabahladım.Profosyonel olmanın en güzel tarafı sonucu önceden tahmin edebilmeniz.Bilgiler doğru akarsa ne olup olacağını anlayabiliyorsunuz ama yine de içinizde bir ümit oluyor.Riski bilmek sizi hayatta tutmaz.Ömrümce filmlerin , kitapların , dizilerin senaryosunu çok önceden tahmin ettim ve bununla övündüm.Bilmek sonucu değiştirmiyor.

Hayatımın en zorlu Mayıs ayıydı.Kpss 2014 hak getire ama ben son atamada olacak diyorum.Kontenjanlar açıklanınca atanacağım neredeyse kesinleşti.2014 kpss öncesinde atandığım yeri öğrendim.Aklımdaki yer değildi.Liste başına yakın atanırım diye düşüyordum ama neredeyse herkes tercih etmiş.Benden sonra 10 kişi atanabildi 40 küsür kişiden.

O kadar acılardan evin içine neşe dolmuştu.Hayatımın en zor bekleyişiydi.Saat geç olmasaydı burada bırakmazdım.Bu kadar yazacağımı ve bazı şeyleri anlatacağımı tahmin etmemiştim.O yüzden bir gece daha beklemeniz gerekecek.

Bir gece Şehrazat'a ve bin bir gece masallarına dokundurma.Ne zaman yazarım bilmiyorum.
KıpçakBeyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Okunmamış 26-02-2016, 03:03 PM   #10 (permalink)
Üsteğmen
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Bulunduğu yer: Tavşanlı/Kütahya
Mesajlar: 459
Tesekkür: 195
197 Mesajinıza toplam 251 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
KıpçakBeyi is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Bu da Benimkisi

Hikayemin son kısmını yazayım.Neyse atandık.Arada bazı prosedürler var.Onları geçeceğim tabi ben en tecrübeli olduğum için yer altına alınacağıma kesin gözle bakılıyor.

Vergi iadesinden doğan bir maaş farkı olsa da temelde çok farkı yok.İşin açıkçası bende istemiyor değilim.Eğitim oldu ve yerlerimiz açıklandı. Kıpçakbeyi pazarlama satış denilince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.

Hiç beklemiyordum böyle pasif bir kadroyu.Ne yapacaktım nasıl yapacaktım bilmiyordum.Sonra müdür beyle tanıştık kendisi çok hızlı konuşuyor.Sanırım guatr gibi bir problemi var.Soma'da böyle bir baş mühendisimiz vardı.Ben anlayamıyorum he he diyorum.Emredersiniz komutanım modunda olan bir görev adamıyım.İşi bilmiyorum bana gösterebilecek kimse yok , kendime haksızlık yapıldığını düğşünüyorum ve müdürün bana verdiği işi bile anlayamıyorum.

Belki en az bir ay bunalıma girdim.Sonra baktım altımdakilerin durumu karışık.Biri birine küser , öbürü bize maaşta haksızlık yapılıyor der.Teknikerim ayrı sıkıntılı tam bir krediyi kredi ile kapatan ekonomi profesorü ve işten kaçıyor.Sorumluluklardan kaçıyor.

Allah'a duam vardı.Benim kişisel ilişkilerim biraz zayıftır.Teknik yönüm çok kuvvetli ama yöneticilik yönüm ve insan ilişkileri yönüm azdır.İnsan sarraflığım uzun vadede kendini gösterir.Şak diye anlayamam insanları ama iki haftada çözerim çoğu zaman.

Uzatmayacağım.Ben niye buradayım ben niye buradayım diye söyleniyorum.Birde hep bayan mühendisler verilmiş onuruma dokunuyor o da.İşe yapamayacak kişileri almışlar.Müdür bey bastırıp erkek istediğini söylemişti.Belki de dedim burası benim için bir fırsat.İnsanları tanıma insan ilişkileri geliştirmeyi öğrenebilmem için.

Ben bu moddan altı ay çıkamadım.Annem ne zaman gitsem neden somurttuğumu soruyordu.Arada yazmak istemediğim başka bir şey daha var.

Ben kendimi kitaplara vurdum.Çünkü herkesin bir bildiği vardır.Benim babam elektrikçi çamaşır makinesi bozulsa hemen gidip motorun bobinine bakmayacak.Kablolarda bir kopuk var mı onu kontrol edecek.Ben işte o askerde ki devremi hatırladım.

Maaş geliyor ve daha çok tarih okuyorum ama dedim ki psikolojik kitabı olan ve psikolojik yaklaşımları olan bazı kitaplar var.Bunlar aslında bilimsel şeyler ve ben bu içe kapanıklığım hem de iş hayatım için bu tarz kişisel gelişim kitaplarını okuyabilirim dedim.

Böyle ramazan ayı yaklaştı ve ben hayatımı değiştirecek olan bir dış göreve gittim.İlkelerim gereği görevin detayların bahsetmeyeceğim ama ülkemizin güneydoğusuna yakın bir yerlerde neredeyse 20 gün görev yaptım.Psikolojik olarak çok zorlandım.Sinirlerim örste dövüldü desem yeridir.Şerefsiz insanlarla uğraştım.

Başkası olsa katil olurdu.Hayatımın hızlandırılmış hayat dersini aldım.Döndüğümde ben ben değildim.Hayata karşı aşırı öfkem vardı.Değişmeliydim.Pasif veya naif durmayan insanların haddini bildiren , tuttuğunu kapan biri olmalıydım.

Öyle bir öfke vardı ki içimde beni ateşliyordu.Nasıl değişebilirim derken internette bu siteye rast geldim.Telkinlerden haberdar değildim.Sadece bir kişisel gelişim forumu zannediyordum.2015 ramazan ayı yani haziran ayı devam ediyordu.Ay sonuna doğru bu telkin olayını fark ettim ve denemeye başladım.
KıpçakBeyi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bu da Benimkisi

 Hikayelerimizi Anlatalım ve  Üyelerin Hikayeleri   Bu da Benimkisi Konusunu hayatimdegisti.com Konuğumuz olarak inceliyorsunuz hayatimdegisti.com sitemizde yaşamınızı hemen degistirecek bir cok telkinli hipnoz mp3 vardir tesaduf eseri de buradaysanız mutlaka inceleyiniz üst link portal tıklayınız 1 . Bu da Benimkisi Hani hep deriz ya yazsam kitap olur çeksem film olur.Benimki öyle bir şey.İnsanların hep kendinde olanı büyütme eğilimi vardır ama benimki öyle ...

ayrıca bu konularda arama yapan konuklarımız var   Bu da Benimkisi telkin cd indir izle İstanbul Bu da Benimkisi nerededir kimdir Bu da Benimkisi çekirdek inanç temizliği İzmir bursa Bu da Benimkisi hipnoz Bu da Benimkisiolumlama seminerleri eğitimi çaresi tedavisi Bu da Benimkisi hakkında bilgi bilinçaltı telkin cd telkin mp3 Bu da Benimkisi kuantum düşünce kitap haberi
WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:15 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1